arama

Erkekler Dünyasında Bir Kadın: İlklerin Kadını Marie Curie

  • paylaş
  • paylaş
  • hakan
  • Beğen
    Loading...

Radyasyon ile alakalı yazımı okuyan birisi Marie Curie neden önem verdiğimi az çok bilir. Fakat benim ona bu denli önem vermemin asıl sebebi başlıkta zaten yazıyor. Dilerseniz önce kimdir biraz ondan bahsedelim.

Hayatta korkulacak hiçbir şey yoktur. Sadece anlaşılacak şeyler vardır. Şimdi, anlamak zamanıdır. Böylelikle daha az sayıda şeyden korkabiliriz.

Prof. Marie Curie

Madam Marie Curie

Marie Curie Polonya asıllı kimyager ve fizikçidir. 1867 yılında Varşova’da doğmuştur. Babası Wladislaw Sklodowski Varşova lisesinde fizik ve matematik öğretmeni, annesi Bronislawa Sklodowski ise yatılı kız yurdu müdürüydü. Genç yaşta annesini tifüs yüzünden kaybetti. Gençlik yıllarında yaşadığı Varşova, o sırada Rus yönetimi altında, Rus Çar II. Alexandre tarafından yönetiliyordu. Ülkesinde kadınlar üniversite eğitimi veya teknik eğitim alamıyordu. Bu sebeple kardeşi Brunya ile birlikte yurtdışına gitti. Kardeşi burda Tıp eğitimi aldıktan sonra ablasına fizik ve matematik eğitimi alması için yardım etti. Bütün cinsiyetten kaynaklı baskılara rağmen 3 Kasım 1891 tarihinde Paris’te gizlice eğitim veren bir kurumda başladığı eğitimde bir buçuk yıl sonunda sınıfının birincisi olarak fizik diploması aldı. 1894 yılında ise ikinci diplomasını matematik alanında aldı. Bir sonraki hedefi ise öğretmenlik diploması alıp memleketine dönmekti. 1894 yılında Pierrere Curie ile tanıştı 1895 yılında onunla evlendi.

Hayatını değiştirecek, ona Nobel kazandıracak ve de onu öldürecek olan çalışmaya 1897 yılında Uranyum tuzunun bir ışınım yaydığının söylenmesi üzerine başladı. Kızı doğduğu için kısa bir ara verse de 1898 yılında Toryum isimli elementin de aynı ışınları yaydığını fark etti. Curie çifti, adım adım başarıya gidiyorlardı. Başarılarını elde etmeleri çok sürmedi. 1898 yılında Uranyumun radyoaktif bozulması ile ortaya çıkan Polonyumu, çok geçmeden aynı yil bir diğer radyoaktif element olan Radyumu keşfettiler. 1904 yılında doktorasını verip bilim alanında doktora alan ilk kadın oldu. Aynı yıl kocası ve bir arkadaşı ile birlikte Nobel alarak bunu elde edebilen ilk kadın oldu.

Marie Curie
07/09/1910 – ON THIS DAY IN 1910 – Polish born French Scientist, Marie Curie, announces that she has isolated pure radium A library file picture of Madame Marie Curie, c.1913.

İnsanlar konusunda daha az, fikirler konusunda daha çok meraklı olun.

Prof. Marie Curie

İlkerin Kadını

1904 yılında ikinci kızları olan çift radyasyon kaynaklı bazı hastalıklar geçirmeye başladılar. Çünkü çift çalışırken neredeyse hiç önlem almıyordu.

1906 yılında ne yazık ki eşi Pierre at arabası çarpması sonucu hayatını kaybetti. Yıllarca eşiyle birlikte çalışan ve onunla Nobel alan Marie artık yalnızdı. Fakat bu onun çalışmasını engellemeyecekti. Çünkü o hırslı ve zeki bir kadındı. Kocasının Sarbonne’de yaptığı öğretmenlik görevini kendisi devam ettirdi. 1908 yılında da ilk kadın profesör oldu. İlklerin Hanımı olan Prof. Marie Curie, 1911 yılında radyum elementi ile ilgili çalışmaları sonucu bu kez Kimya alanında olmak üzere ikinci nobelini aldı. Böylece çift Nobel alan ilk insan oldu. Kendisinden sonra üç erkek daha çift Nobel alsa da anlaşılan kendisi kadar zeki ve azimli bir kadın hala çıkmadı.

Hepimiz bu başarının çok konuşulacağını, gazetelerde koca koca yazılarla Marie Curie isminin geçeceğini düşündük. Fakat gerçek acıydı. O zamana kadar böyle bir kadın hiç çıkmamıştı. Bu kadın kimsenin yapamadığını yaptı, hem de bütün olumsuzluklara rağmen. Bu da tabi ki belli bir kitleyi harekete geçirdi. Önce tamamı erkeklerden oluşan Fransız Bilim Akademisine alınmadı, ardından eşinin ve kendisinin yakınarkadaşı olan bir adamla gizli münasebeti olduğu iddiası ortaya atıldı. Öyle ki haberlerde beklediğimiz koca koca yazılarla atılan manşet, bu haber için atılmıştı. Çift Nobel alan kadın değil, gizli münasebette bulunan kadındı o.

Marie Curie yine de yılmadan çalışmalarına devam etti. İlginç bir fikri vardı. Bir element, radyoaktif işlemlerden geçerek başka bir elemente dönüşebilirdi. Yaptığı çalışmalar ile de bu hipotezi kanıtladı.

1914 yılında Paris Üniversitesinde yeni kurulan Radyum Enstitüsüne müdür olarak atandı. Hayatı boyunca radyumun tıptaki önemine dikkat çekti. I. Dünya Savaşı sırasında taşınır röntgen cihazları yaparak, kızı ile birlikte, genç kadınlara x ışını teknolojisini öğretti. Ayrıca fizik tedavi uzmanlarına savaş ortamında radyoloji ekipmanını nasıl kullanacaklarını gösterdiler. Bu esnada yüksek dozda radyoaktif ışına maruz kaldı. 1950 yılında Varşova’da Radyum Enstitüsünü kurdu.

Ölümü

Hayatını aşırı dozda radyasyona maruz kalarak geçiren Curie, 1934 yılında Savoy kentinde Kan Kanseri sebebiyle hayata gözlerini yumdu. “Bilim için ölen kadın” dendi ona. İlk olarak aile mezarlığına gömülen Marie Curie, 1995 yılında Fransa tarafından eşiyle birlikte Fransa’nın Ulusal Anıt Mezarı olan Pantheon’a defnedildi. Böylece ölümden yıllar sonra yine bir ilki gerçekleştirdi, bu şerefe nail olan ilk insan oldu. Curie’nin not defterleri o kadar çok radyasyona maruz kalmıştır ki, ancak kurşun kaplı bölmelerde muhafaza edilip sadece radyoaktif koruma altında incelenebilmektedir.

İlk kadın profesör, ilk çift Nobel alan insan, ilk kez Fransa tarafından anıt mezara defnedilen kişi… O ilklerin kadını, erkeklerin arasından korkusuzca çıkan bir kadın. Marie Curie olmak zor elbette. Ama imkansız değil.

Hayatta hiçbir şeyden korkmayın yalnız; her şeyi anlamaya çalışın.

Prof. Marie Curie
Marie Curie
Solvay Konferansı (1927 – renklendirilmiş)

  • Elif Kartal
    1 hafta önce

    Kalemine sağlık, gerçekten çok güzel bi yazı olmuş.

    0
    yorum beğen