Endüstriyelleşen Dünya ve Globalleşmeye Çalışan İnsanlar Üzerine Bir Manifesto

”Benim yalnızlığım insanlarla dolu…”

Şu dünyada yedi milyar insanın kaçı odasında gizlice ağlıyor.İçini duvarlara döküyor.Ne zamandan beri en yakın arkadaşı sarılıp ağlayarak ıslattığı yastığı oldu.Eskiden olsa bu sayı daha az veri gösterirken bu günlerde yani günümüz dünyasında insanlar içe kapanıklığını daha çok benimsiyor.Endüstrinin kucağında olduğumuz bu dönemde aradığımız sıcak omuzlar bir nevi robotlaşan teknolojik aletler mi olmak zorunda mı içinde yaşadığımız bu dünya hızlı bir şekilde köye dönüşürken komşumuza el sallamaktan neden çekiniyoruz? Neden sorunlarımı eskisi gibi paylaşamıyoruz?

Yatağımız içinde kendimize bir dünya yaratıyor ve günler geçtikçe o yatağın bir parçası oluyoruz bir insanın sıcaklığını hissetmeyeli çok uzun zaman oldu acaba yan komşum ne yapıyor?Bu karanlık odamda bir kaç gürültü duyuyorum gürültü beni mutlu ediyor. Hala bazı insanların bir şeyler hissettiğini duyabiliyorum makineleşen bu dünyanın içinde bazılarımız hislerini kaybetmedi demek.Artık yaşamın içinde var olmak istiyorum bu makineleşen hayatın bir parçası olmak insanlarla maçlarda omuz omuza girmek insanların bir parçası olmak istiyorum ama bunun yerine hayattan yok olup gidiyorum.Şu hayatın içinde sarmaşık gibi köklerimi bırakmak istiyorum yaşamın bir köşesinde hayatlarımız sönüyor kurtulamıyoruz bu acınası hayatlarımızdan.Birilerini kurtarın insanlar hayatlarından vazgeçmeden birilerine selam verin bu makineleşen dünyaya ve makineleşen insanlara başkaldırın.İnsanların hayatlarına dokunun bir değişiklik yaratın ve insanlara sıcak elinizle dokunun.

Benim gibi var olmak isteyen insanları düzeltin saatle yarışmak istiyorum. Zamanı boş vermek istemiyorum. Saat seslerinin beni rahatsız etmesini istiyorum. Zamanı saymasam bile bu makineleşen hayata yetişemiyorum dünyanın her yerinde dikilmesi gereken onarılması gereken sorunlar var ve insanlık bu duruma yetişemiyor. Bundan 20 yıl öncesinde doğu taraflarımızda televizyon bile yokken şimdi ülkemizin her tarafından herkesin telefona sahip olması teknolojinin bu kadar gelişmesi beni çok rahatsız ediyor. Bir zaman sonra beni kabuğuma itiyor. İnsanlığa sesleniyorum, lütfen yavaşlayın bu hayatta.