fbpx
DünyaGenel

Dünya Bireysel Silahsızlanma Günü

İnsanlığın evrene ayak basmasından itibaren var olan savaşlar, öldürme hazzı, silahlanma merakı asırlar geçmesine rağmen günümüzde hala devam ediyor. Yıllar boyunca süren savaşlar, bir km² toprak için ölen milyarlarca canlı bizlere gerçekten dünyaya gelme amacımızın bu olup olmadığını sorgulatmıyor değil. Savaşlar o kadar büyük bir hal almaya başladı ki, güdümlü füzeler, insansız hava araçları, atom bombaları ve daha fazlası günümüzde teknolojinin desteği ile gün geçtikçe üretilmeye devam ediyor. Bilimin ve teknolojinin bizlere vereceği güç ile dünyayı daha barışçıl bir yer haline getirmek yerine, Birleşmiş Milletler’e üye 193 ülkenin bilimi ve teknolojiyi askeri güçten yana kullanması ne kadar acı bir durumda olduğumuzu ispatlıyor. Dünya Bireysel Silahsızlanma Günü aracılığıyla buna dur demeye hazır binlerce insan protesto etmeye başladı.

28 Eylül Dünya Bireysel Silahsızlanma Günü

İntikam amaçlı, kan davası sebebiyetiyle, yasa dışı yollarla ve ruhsatsız silahlarla öldürülen insanlar, bir insanın hayatını, geçmişini hiçe sayarak bitirmenin ne kadar vicdansızca olduğunu hepimiz kavrayabiliyoruz. Türkiye’de yıllardır var olan kan davası çatışmaları, günümüzde çocuklara kadar sıçramış durumda. O kadar ahlaksızca bir yaşam süren insanlar haline geldik ki, asırlar boyunca süren savaşlarda Türk’ün kadınlara ve çocuklara el dahi kaldırmadığını biliyorduk, günümüzde ise tecavüz edilerek öldürülen çocuklar, sokak ortasında boğazı kesilen kadınlar ve daha fazlası içimizde nefret, kin olarak birikiyor. Birlik olmamız gerekirken, birbirimize kin beslemeye başlar hale gelip, birbirimizi öldürmeye başladık. Artık buna son verme vakti!

Her yıl kutlanan 28 Eylül Dünya Bireysel Silahsızlanma Günü, ironik bir biçimde her geçen yılda daha fazla insanın silahlar aracılığıyla öldürüldüğüne şahit oluyor. 2018 yılında Umut Vakfı’nın yayımlamış olduğu “Türkiye Silahlı Şiddet Haritası 2018” isimli makalede, 2015 yılında 2 bin 175 silahlı olay basına yansır iken, 2018 yılında 3 bin 679 olay yansıdığını bildirdi. Bu, durumun ne kadar vahim olduğunu ve dur denilmesi gerektiğini ifade ediyor. İnsanların birbirlerini öldürerek içlerindeki kine son vereceklerini düşünmesi zavallıca, bir o kadar da vicdansızca gerçekleşen bir olaydır.

Birleşmiş Milletler tarafından 18 Temmuz 2001 tarihinde düzenlenen Ateşli Silahlar Konferansı sırasında gerçekleştirilen protestonun sonucu, her yıl düzenlenmeye devam eden ve ülkemizde de Umut Vakfı’nın “Sessiz Ayakkabıların Yürüyüşü” isimli etkinlikle üstlendiği, bireysel silahlar tarafından yakınlarını kaybeden insanların protesto ettiği bir günde Türkiye’nin gündemine göz attığımızda %60’lık bir kısmın bireysel silahlanma sonucu öldürülen insanlar olduğunu görmek, protesto eden insanların ne kadar kinli ve öfkeli olduğunu açıklıyor.

Başka derdimiz mi yok?

Döviz, devlet problemleri, yaşam sorunları, doğal afetler, gündem ve birçok şey insanlara “Başka derdimiz mi yok?” sorusunu sordurtuyor. Türkiye’de yaşayan bir birey, ailesini geçindirmek ve hayatını devam ettirmek ile meşgulken 28 Eylül protestosuna destek sağlayamayabilir, hatta ne olduğunu bile bilmeyebilir. Ancak bilinçlenmeliyiz, protesto etmeli veyahut etmemeli, bir şekilde bireysel silahlanma sonucu hayatını kaybeden binlerce insanın yakınlarının çığlığına ortak olmalıyız. Çevremizdeki insanlara günün önemini açıklamalı ve azınlık bile olsa bir kitleye yayılmasını sağlamalıyız.

Kulaktan kulağa, sohbet arasında, oyun oynarken, çalışırken veyahut okurken, hangi durumda olursak olsun, küçücük bir ikili sohbet esnasında bütün dertlerimizi bir kenara bırakıp, “ya bu durumda ben olsaydım?” diye düşünmeliyiz. Gerek sosyal medya aracılığıyla, gerek bireysel sohbetler esnasında, 28 Eylül’ün hatırlatılmasını sağlamak, protesto eden insanların çığlığına ortak olmak için müthiş bir avantaj. Gelecekte yaşanacak cinayetlere dur demeliyiz.

28 Eylül günü belki bireysel silahsızlanmayı ifade ediyor olabilir ancak daha büyük bir problem olan devletlerin kendilerini savunmak dışında oluşturduğu askeri güçleri, masum insanların ölmesine sebep olacak hamleleri ve sıkılan sebepsiz kurşunları da protesto eden bir gün olduğunu unutmayalım. Bilinçsiz insanları bilinçlendirip, birlik ve beraberliği sağlamaya, kinlerin ve öfkelerin sözlü tartışmalar ile çözülebileceğini, insanların ölmemesi gerektiğini açıklayalım. Cinayet haberlerinin olmadığı günlere merhaba demek dileğiyle!

Yazar hakkında

Çoğu şey hakkında kendince fikirleri olan, çalışma meraklısı, mükemmeliyetçi biri.
Benzer yazılar
EğlenceGenelMüzik

Farklı Müzik Türleriyle Tanışmak

GenelHayat

Mehmet Pişkin ve Biz

FilmGenelİnceleme

JOKER - Spoilerlı İnceleme (+18)

AskeriDünyaGenelHayatSosyolojiTarih

Barış Pınarı Harekatı'nın Uluslararası Hukuka Uygunluğu

Abone ol ve son haberleri kaçırma

Bir yorum bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir