arama

Tanrı Fikri ve Dinin İnsan İdeolojisine Etkisi

  • paylaş
  • paylaş
  • Bilal Bulut

İnsanlığın başlangıcından beri ya da başka bir teoriye göre düşünebilen insan çeşidinin başlangıcından beri, insanın çevreden aldığı gözlemler vasıtasıyla sorguladığı tanrı kavramı, süregelen topluluklarda farklılık göstermiştir. Kimi toplumlar tanrıyı tek baz alırken kimi toplumlar çoklu olarak baz almıştır ki bence en mantıksız tanrı kavramı onlardadır. Tabii bu tanrıyı nasıl tanımladığınıza da bağlı bir yandan. Eğer tanrının en büyük güç olduğunu, eşinin olmadığını ortaya atarak bir tanımını yaparsak, bu tanrı kaçılmaz tek olur. Böyle düşünen toplumlarda eğer toplumun buna ihtiyacı varsa kabul görür ve başka toplumlara yayılmaya müsaittir. Çok tanrılı inanca sahip toplumların en belirgin özelliği ise tekil hareket etme, ihtiyaca göre tanrı seçme ve bundan medet ummaktır. Tanrı fikri ve etkisini birazdan açıklayacağız.

Çok tanrıcılığın bir alt dalı gibi tanımlanabilecek olan “mezhep” kavramı ise tek tanrıcılıkta ortaya çıkmıştır. Tek tanrıcılıkta ortaya çıkmasının sebebi çok tanrıcılıkta buna ihtiyaç olmamasıdır. Mezhep kavramının asıl amacı diğer mezheplerin kabul gördüğü, dini tek başına temsil edebilen bir unsur olmaktır.

*******

Tanrı fikri, insanın tamamen bir karmaşadan kaçmasının ürünüdür. Tanrı fikri, İbn Tufeyl’in de ifade ettiği gibi “İnsanoğlunun zihinsel etkinliğinin, bir bakıma, bilgide yoğunlaşmanın ve soyutlamanın bir icadıdır ve amacı da toplumsal yaşama belli bir nizam vermektir.” Fikrimce, yalnız toplumsal yaşama değil, insanların düşünce yapısına da belli bir nizam, kalıp koyduğu aşikardır. Nizamdan kastım iyiye yorulmuş bir nizam değil elbette. Düz bir zihniyet yerleştirmektir. Dinin zamanla topluma ayak uyduramaması ya da yetişememesi de bundandır. Çünkü din, kendi zamanına ve kendi bölgesine göre şekillenmiş bir kültürdür. Bazen başka bölgelerle uyumlu olabilse de zamana karşı koyamaz. Ahlak yapısı dinin kural ya da ilkelerinden daha hızlı değişebilir, şu an Türk toplumundaki tablonun bir kısmı bu yüzdendir.

tanrı fikri

Tanrı Fikri İhtiyaçtır

İnsan sosyal bir varlık olduğu için yalnız kaldığında kötü hisseder. Bu gereksinimin açısından Tanrı’ya bir bakıma ihtiyaç da diyebiliriz. Avutma ya da iyi hissetmeyi sağlama asıl amaçtır. İnsan, eline oyuncak verilmiş bir çocuk gibi sevinir. Ama oyuncak, çocuk sadece mutlu olsun diye vardır, onun dışında bir işlevi yoktur. Kimisi tanrının kafasında olduğunu düşünür. Kimisi tanrıyı soyut olarak ya da bir başka boyutta hayal eder ve kabul eder. Kimisi sadece gözlemcidir ve ne olduğunu öğrenip geri bırakır. Gözlemci gurme gibidir; herkes tanrı yemeğinden yerken o sadece ne olduğunu anlamak için tadına bakar.

Tanrı fikrinin kişisel düşüncelere ya da fikirlere kalıp koyabilmesinin sebebi: Tanrı fikrinin kültürleşmesi ve nesil aktarımına bağlı olarak din haline gelmesidir. Tanrı fikri tek başına insanların düşüncelerini belirleyemez. Çünkü insanlar bu “tanrının kurallarını” kendisi koyar ya da sözlerini de kendi uydurur. Çünkü elde somut bir “tanrıdan mektup” yoktur. Semavi dinlerde olduğu söylense de, genel olarak kabul edilen bir “tanrı mektubu” yoktur.Çünkü herkesçe kabul edilebilen ya da herkesçe aynı şekilde kabul edilebilen bir kavram değildir.Tanrı fikrinin kültürleşmesi, kendi kültürüne ayak uyduramamış insanların imdadına yetişir. O insanlar sarılacak bir kültür bulmuş olurlar. Ve bu insanlara topluluk içinde “dindar” deriz.

                      


  • Serdar Cülük
    4 ay önce

    İnanç kavramı elbette insanın soyut düşünebilme yetisini elde etmesi ile başlamıştır. Fakat yaklaşık 50.000 yıldan bahsetmekteyiz. Tevrat’la birlikte başlayan çok tanrıcılıktan tek tanrıya geçme sürecini sürecin tamamı olarak görmek yanlıştır belki binlerce kez kendi içerisinde bir döngü gerçekleşti. belki başta insanlar sadece tek tanrıya inanıyorlardı. bunlarla ilgili yeterli kanıtımız yok ve belki de hiç olmayacak. Fakat Tanrı inancını değerlendirirken sadece tarihsel ve sosyolojik yaklaşıp Tanrı yoktur veya vardır demek oldukça hatalıdır. Tanrı kavramını temelde felsefi olarak değerlendirmeliyiz. Yukarıda belirtilen alıntıda bir ihtiyaca binaen ortaya çıkarılmış düşünce gibi bakılıyor. Elbette toplumu düzene koymak gibi yönleri var. Fakat asıl çıkışı hayatı anlamlandırma ihtiyacıdır. bunun bilincinde olmak, nasıl ortaya çıktığını anlamak tanrının varlığı yahut yokluğu ile ilgili bir argüman olamaz. Varsayalım Tanrı var, bizim üretebileceğimiz tüm düşünceler onun varlığını veya yokluğunu etkilemez. Aynısı tersi içinde geçerli. Herkes yaptığı sorgulamalar sonucunda hayata farklı anlamlar yüklüyor. Anlamsız ve değersiz olduğunu düşünmek de bir anlam yükleme bundan kaçamayız.
    Kültür ve din muhabbetine gelirsek. Din kültürün bir öğesidir fakat kültürün kendisi değildir. Din bazı yanlarıyla sabit, bazı taraftarıyla değişkendir. Mektup olayına gelirsek, tanrıdan bir mektup varsa bile bunu bilemeyiz. İnanan için vardır. bazı şeyleri rasyonellestirmeye çalışmak da aslında çok makul olmuyor.

    1
    yorum beğen
  • Enes
    4 ay önce

    İşkembe-i Kübra’dan…

    0
    yorum beğen
  • Sami
    4 ay önce

    Kültür olduğuna itiraz edenler olmuş ancak özellikle semavi dinlerin kendi arasındaki ve sümer inancı, putperestlik gibi inançlarla nasıl kaynaşmış olabileceğini hiç düşündünüz mü acaba? Din bir kültürdür.

    0
    yorum beğen
  • Yusuf
    4 ay önce

    Sadece viral bir konu hakkında yazı yazmak için yazılmış. Kusura bakma boş yazmışsın…

    1
    yorum beğen
  • Sevgi avkn
    4 ay önce

    Dine karşı bi sayfa icin yazilmis aptal saptal fikirlerini yazan bos bir yazi okunmaya degmez. Vakit kaybi..

    1
    yorum beğen
  • Faruk
    4 ay önce

    Dini bir zamana sığdırman çok yanlış Türk topkumundaki bazı durumlarda bu yüzden böyledir demişsiniz fakat buda dini tamamen itibarsızlaşma ve zedeleme çalışmasıdır. Bu yazı dini tamamen aşağılayıcı bir yazıdır!

    1
    yorum beğen
  • Balake
    7 ay önce

    “Tanrı fikrinin kültürleşmesi, kendi kültürüne ayak uyduramamış insanların imdadina yetişir. O insanlar sarılacak bir kültür bulmuş olurlar. Bunlara da “dindar” denir.” Hristiyanlığı, İslamı ve Uzak Dogu dinlerini bir çirpida tanrı düşüncesinden bıcak gibi ayirip bagimsiz bir kurtulma yoluymuş gibi çöpe atmiş arkadaş. Boş bi yazı

    0
    yorum beğen
  • Emir
    7 ay önce

    Dini bir kültür olarak aktarman çok zayıf kaçmış

    1
    yorum beğen