Bir Türün Doğuşuna Vesile Olan Kitap: Denemeler / Michel De Montaigne

”Gerçekten de Montaigne yalnız Denemeler’ini yazmak için yaşamış gibidir. Bundan başka kitabı olmadığı gibi hayatının da bu kitaptan başka serüveni yoktur. ‘Ben kitabımı yaptığım kadar da kitabım beni yaptı’ der”.

Türkiye İş Bankası Kültür yayınları tarafından yayımlanan Denemeler kitabının çevirmeni Sabahattin Eyüboğlu’nun, kitap için yazmış olduğu Önsöz III başlığı altından aldığım bu cümleyi, Denemeler kitabının tesirini hissetirebilmek açısından seçmiş bulunmaktayım. Bu güzide eseri yazan kişinin, hayatının amacının bu olduğunu söylemek belki biraz abartı ama hak verilebilecek bir abartı. Sayfalarca geçtikçe ve kitap içerisine gömüldükçe yazarın yazdığı her şey için titizlikle üzerinde durduğu anlaşılıyor. Peki hayatı boyunca resmen onun yaşama amacı haline gelmiş bu Denemeler eserinde ne anlatıyor Michel De Montaigne? Cevabı gerçekten güzel bir soru: Kendisini. Ve yine kendisine bakarak seni, beni, bizi anlatıyor. Kendimize baktığımızda gördüklerimizi Montaigne de yıllar yıllar önce görmüş ve gördüklerini yorumlamış, gözlemlemiş. Ardından da 20 yıl boyunca kendinde ve yaşamda gördüklerini kağıttan esirgememiş. Biyografik açıdan fazla detaylı olmayan bu yazımda, Denemeler kitabının yüzeysel bir incelemesini yapmak istemekteyim.

Michel De Montaigne, 59 yıllık hayat serüveni boyunca edindiği her türlü bilgi, gözlem ve deneyimlerini etraflıca bir şekilde tek bir noktada, köklü bir eserde toplayacağından bihaber olarak 28 Şubat 1533 yılında Fransa’da Montaigne şatosunda gözlerini açmıştır. Erken yaşta, Fransızca bilmeyen Alman bir eğitmene verilen Montaigne, eğitmeni tarafından Latince öğrenerek yetişmekte. Ardından da gittiği Guyenne Kolejinde okuduğu müddetçe Latin şiirleri ile de ilgileniyor ve söz konusu bu ilgisini, Denemeler kitabında verdiği örnekleri ve kendi düşüncelerini Latin şiirlerden alıntılar yaparak ile desteklemesinden de anlayabilmekteyiz. 1568 yılında babasının ölümüyle Montaigne çiftliğinin sahibi oluyor ve 1571 yılında çiftliğine çekilerek eserini yazmaya koyuluyor. Montaigne’nin Denemeler’i kaleme alışı itibari ile söz konusu yeni bir edebi türün doğumunu sağladığını söyleyebilmekteyiz.

”..ve bir kez kendi içindeki insanı anlamış olan bütün insanları anlar.*

Kendisi hakkında fazlasıyla özet niteliğinde olan bu biyografik paragrafın ardından eserine ve ne anlattığına değinmek isterim. Eser her ne kadar Montaigne’nin kendi benliğini ve kendi varlığının derinliklerini gözlemlemek ve bu gözlemler neticesinde edindiklerini aktarmaya yönelik olsa da, Montaigne’nin kendi deyimi ile ‘Her insanda, insanlığın bütün halleri vardır‘ düşüncesinden yola çıkarak kendi benliğini gözlemlemenin, beni, seni, bizi gözlemlemek ile eşdeğer olduğu sonucu ortaya çıkıyor. Kitabında kendisini ve kendisi üzerinden de bizleri anlatmıştır Montaigne ve işte bu nedenlendir ki bizler, eseri okuduğumuzda bir yakınlık hissedip, yabancılık çekmiyoruz.

Eser yalnızca bizleri açıklama üzerine kurulu değil elbette. Çoğunluğu öyle olmasına karşılık bu eser neticede Montaigne’nin kendini anlattığı, kendi düşüncelerini; yaşam ve yaşama ait olgulara dair kendi düşüncelerini anlattığı bir eserdir, ki zaten deneme türü yapısı gereği de böyle bir edebi türdür. Söz konusu düşüncelerini, bizleri düşünmeye sevk eden ve yaşamlarımızı daha iyi hale getirebilmeye yarayan düşünceler olarak ele alabiliriz. Montaigne direkt olarak düşüncesini bizlere direttirmektense, düşünerek bizlerin de düşünmesini sağlıyor. Sonuçta en etkili yöntem birisine, onun yerine düşünerek yardım etmektense daha yüzeysel yardımlarla onun düşünmesini sağlamaktır ve Montaigne’nin de uyguladığı, seçtiği yol da tam olarak budur.

Yazarların çoğunda, yazan adamı görüyorum, Montaigne’de ise düşünen adamı.
Montesquieu / Denemeler, Montaigne Üzerine Düşünceler Başlığı

Kitap boyunca rastladığımız Latince şiirler ile birlikte düşünür, filozof ya da tarih sahnesinde yer almış şahsiyetlerden yaptığı alıntıları kendi düşüncelerini desteklemek için kullandığını anladığımız kadar, Montaigne’nin düşüncelerinin oluşumunu söz konusu bu alıntıların sağladığını söyleyebiliriz. Beslendiği kaynaklar neticesinde olduğu kadar o kaynaklardan sıyrılarak da oluşabildiği, özgün bir düşünceler bütününün Montaigne’de oluştuğunu kitabı okuduğumuz her saniye belki de hissetmekteyiz.

Sonuç Olarak

Farklı pencerelerden bakmamızı sağlayan, kendimizden izler bulduğumuzu fark ettikçe de sayfalar içerisine gömüleceğimiz Michel De Montaigne’nin Denemeler kitabını okumanızı, sizde bir düşünceler zinciri başlatacağı ihtimali çerçevesinde olduğu kadar kendi benliğimizin arayışında yolculuğa çıkmanın önemini bize aktarması nedeniyle şiddetle öneriyorum. Düşünmekten hoşlananların kitaplıklarında kesinlikle bulunmasını da haddimi aşarak belirtmek isterim. Kitap hakkında açıklamak istediklerimi son olarak, Okuyucuya başlığı altında Montaigne’nin kendisinin yazdığı önsöz içerisinden bir kesit ile bitirmek isterim:

”Okuyucu, bu kitapta yalan dolan yok. Sana baştan söyleyeyim ki, ben burada yakınlarım ve kendim dışında hiçbir amaç gütmedim. Sana hizmet etmek yahut kendime ün sağlamak hiç aklımdan geçmedi: Böyle bir amaç peşinde koşmaya gücüm yetmez. Bu kitabı, yakınlarım için bir kolaylık olsun diye yazdım. İstedim ki beni kaybedecekleri zaman (ki pek yakındır) hakkımda bildikleri, daha etraflı ve daha canlı olsun.”

Seçme Alıntılar

Biz insanlar öteki yaratıkların ne üstünde ne altındayız. Bilge der ki, göklerin altındaki her şey, aynı kanunun ve aynı kaderin buyruğundadır.

19.sayfa

Bedenin kendi iştahlarına ruha zarar verecek ölçüde düşmemesi gerektiği doğrudur, ama ruhun da kendi heveslerine bedene zarar verecek ölçüde düşmemesi neden doğru olmasın?

91.sayfa

İnsan her yerde hep o insandır ve bir insanın özünde soyluluk olmadı mı, dünyanın tacını giyse yine çıplak kalır.

105.sayfa

İhtiyarlığımın bana verdiği bütün ferahlık, hayatı bulandıran arzu ve endişelerden birçoğunu söndürmüş olmasıdır. Dünyanın gidişine, servete, büyüklüğe, bilime, sağlığa, kendime ait tasam kalmadı. İnsan da var ki, ebedi olarak susmayı öğreneceği bir zamanda konuşmayı öğrenmeye kalkar.

190.sayfa

Doğduğum yerin pek o kadar düşkünü değilim. Kendi düşüncemle vardığım yeni bilgiler, bana yalnız esintilerle edindiğim hazır ve gelişigüzel bilgilerden daha değerli gelir. Kendi kazandığımız temiz dostluklar nerede, iklim ve kan dolayısıyla bağlı olduğumuz dostluklar nerede!

225.sayfa

Kaynakça


Mert Can Ay
Düşünmekten ve düşlemekten hoşlanan, kendi çapında da bir hobi olarak felsefeye, edebiyata dolayısıyla da kitaplara bağlılık gösteren birisi. [email protected]