The Batman DC

DC | The Batman Öncesi Batman Karakterinin Sinematik Yansımaları

The Batman filminin fragmanı çıktığında DC sinematik evreninin yıllar içinde ne oranda değiştiğini görmemek mümkün değildi. Üzerinde çalıştıkları son filmlerle oldukça kararan ve depresifleşen sinema anlayışı bu fragmanda da oldukça baskındı. Rahatça söyleyebiliriz ki The Batman filmiyle DC, süper kahraman anlayışını şimdiye kadar işlediği şeklin oldukça farklı bir yönünde işlemeye devam edecek bir yolda. Ben de bu yazımda DC sinematik evreninde çıkan Batman filmlerini inceleyerek bu yolculuğu bir nebze açıklamaya çalışacağım.  

İlk Görünüş

The Batman DC

Batman karakterini sinematik evrende ilk gördüğümüzde yıl 1966’ydı. O zamanlar halihazırda dizisi olan Batman’in sinema uyarlaması filmi şimdilerde Batman: The Movie olarak anılıyor. Çizgi romanlardan aşina olduğumuz Batman’in en azılı düşmanları bu filmde güçlerini birleştirmiş. Penguin, Joker, Riddler ve Catwoman dünyayı tehdit eden kötü emellerini gerçekleştirmeye çalışır. Batman ve Robin birlikte çalışarak bu şeytani ekibe karşı koyacaklardır. 60’lar sineması hayranları için iyi denilebilecek bir film.

DC bu filmden sonra sinema filmlerinde Batman karakterine uzun bir süre ara verdi. Uzun bir süre Superman furyası devam etti. Ta ki…

Batman (1989) – Batman Dönüyor (1992)

The Batman DC

Sinemanın altın çağlarını 80’ler ve 90’lar filmlerinde bulanlar bu seriyi çok beğeneceklerdir. Gotham polisine dikkat çeken bu seride karakterler ve karakterlerin hikayelerine güzel dokunuşlar bulunuyor. Gotham şehrinin karanlık ve kirli yapısını gotik bir tarzda işleyen film özellikle döneminin süper kahraman filmleriyle kıyaslandığında oldukça iyi.

Başrollerde Batman için Michael Keaton ve Joker için Jack Nicholson bence harika seçimler. Azınlık olsa da bir kesim tarafından en iyi Batman filmleri ve karakterleri bu filmlerde. Jack Nicholson’ın Jokeri de özellikle hayranlık uyandırıcı.

Batman Daima

The Batman DC

Benim yorumumla tamamen gişe kovalamak için çekilmiş bir Batman filmi. Öyle ki IMDB puanının rezalet (5.4) olmasından beklentileri karşılamadığını anlayabiliyoruz. Buna rağmen gişede başarı yakalamış bir film diyebiliriz ki iyi kâr etmiş. Jim Carry filmin izlenilesi yegane tarafı gibi duruyor. Filmdeki kötüler Riddler ve Two Face. Özetle film klasik bir Batman ve aşk filmi çemberinde dönüp duruyor.

Batman ve Robin

The Batman DC

Mr. Freeze‘e karşı Batman ve Robin güçlerini birleştiriyor. Ayrıca güçlendirici bir serum da Bane üzerinde deneniyor ve Batman‘in başına bir sürü dert açılıyor. Açıkçası bu paragrafın tek sebebi her filme değinme çabam. Öyle ki hiçbir şekilde tavsiye etmeyeceğim bir film. Örnek teşkil etsin diye IMDB puanını da yazayım: 3.7. Olumlu bir yan bulmaya çalışırsam o da Batman‘i George Clooney‘nin canlandırması olurdu. Benim görüşüme göre Batman filmlerinin gişe başarısı yüzünden çekilmiş bir film daha, üstelik öncesinde beğenilmemiş bir film çıkmasına rağmen yine de gişede başarılı olmuş.

Nolan Şaheserleri

The Batman DC

Muhtemelen en beğenilen Batman serisi Nolan imzasıyla çekilmiş seridir. Hatta biraz ileri giderek sadece Batman serisi olarak değil de süper kahraman serisi olarak bile bu seriyi en sevilen olarak sayabiliriz. Elimizdeki en net ölçütlerden biri olan IMDB puanı esas alındığında bu çok net bir şekilde görülebiliyor. Nolan, Batman karakterini öyle bir işledi ki üstüne çıkmak mümkün olur mu pek bilemiyorum.

Konuşmaya ve bir yerde övmeye nerden başlanır inanın bilemiyorum. Christian Bale karizmasının karakteri yüceltmesi mi desem, Heath Ledger’ın harika oyunculuğundan mı bahsetsem yoksa Nolan’ın Batman hikayesini mükemmel işlemesine mi değinsem bilemiyorum. Seriyi izlemiş olanlar ne demek istediğimi çok net anlayacaktır.

The Batman DC

Alışık olduğumuz süper kahraman filmlerine kıyasla çok daha gerçekçi bir filmle geliyor Batman Başlıyor filmi. Tamamen Bruce Wayne’in Batman’e dönüşmesini konu alan ilk film hem hikâyeye güzel bir başlangıç yapıyor hem de Gotham şehrinin karanlık yapısını işliyor. Bruce Wayne açısından yaptıklarının temellendiği felsefeyi görmek ilk filme ekstra bir keyif katıyor. Ra’s Al Ghul ve Batman ilişkisi de bu felsefeye katkı sağlıyor.

Kara Şövalye. İyi bir kötü adam filmi yapmak istiyorsanız ezberlemeniz gereken bir film. Joker’in hepimizin kalbinde taht kurmasını sağlayan Heath Ledger adeta döktürüyor. Hem Batman tarafından olaylara baktığımız hem de Joker’i anladığımız hatta çoğunlukla cani planlarına hak verdiğimiz muazzam bir işleyiş, muazzam bir film. Hemen devamında da bahtsız ama yine de kaliteli bir final. Heath Ledger’ın ölümü sonucu çekilmesi kuşkusuz bütün ekibe yük olan fakat buna rağmen hikâyeyi iyi sonlandıran Kara Şövalye Yükseliyor. Bütün seri göz önüne alındığında zayıf halka olarak görülen film son film olsa da Batman’i her yönüyle izliyor ve kendimizi sürekli aksiyonun ortasında buluyoruz.

Hadi Birlikte Film Yapalım Kafası(!)

(Batman vs Superman: Adaletin Şafağı – Adalet Birliği)
The Batman DC

Elbette hemfikir olmadığımız insanlar olacaktır ama her ne kadar Ben Affleck Batman için iyi bir oyuncuysa da oynadığı filmler kötü filmlerdi. Filmlerin kötü olması benim Batman karakterini Ben Affleck’le kabul etmemi zorlaştırdı. Zaten filmlerin çıktığı zamanlarda Marvel Avengers serisiyle iyi denebilecek işler başarmıştı. Belli ki DC bir karşılık vermek, en azından piyasada varlığını hissettirmek için hadi karakterlerimizi bir filmde toplayalım kafasına girdi. Hikayeleri iyi yansıtamadıklarını düşündüğüm için bu filmlerin yer aldığı evreni sevemedim.

Benim kişisel görüşümün olumsuz olmasının en büyük etkilerinden biri de Christian Bale. Nolan yarattığı Batman ile çıtayı o kadar iyi yerlere çekmiş, Christian Bale “Bruce Wayne karizmasını” o kadar iyi vermişti ki sonrasında ne görürsem göreyim sevemeyecektim sanırım. Genel izleyici kitlesi de bu filmlerden pek hoşlanmadı zaten. İleriye gidip Ben Affleck bile kötülendi ama ben o kadar ileriye gidemeyeceğim.

Bonus: Joker

The Batman DC

Her ne kadar bağımsız bir evrende geçeceği söylense de The Batman hakkında ister istemez bir beklenti oluşturmamızı sağlayan film: Joker. İşlediği karanlık ve depresif tema mükemmel dokunuşlarla bir sanat filmine evrilince DC, Joker‘de işlediği temayı koruyacaktır. Joker filminin gerçekçi yapısıyla hikâyeyi işleyişi The Batman filminde de özellikle görmeyi beklediğim ve açıkçası istediğim de bir şey. DC, Joker’in aldığı ödüllerden ve gişe başarısından memnun olacak ki Nolan şaheserlerinden sonra bile bu temayla bir Batman filmine girişmiş. Joker filminin yüksek ses getirişini ellerinden bırakmak istemiyorlardır.

Benim The Batman filminden beklentilerim ve DC nin Batman karakterini sinematik evrene taşıyış biçimleri hakkında yorumlarım bu kadardı. The Batman için heyecanlı olanlar veya karakteri doğru tanımak isteyenler ayrıca çizgi romanlara da bakabilir. Eğer sizin de eklemek istediğiniz şeyler varsa yorumlarda fikirlerinizi belirtebilirsiniz.

Bizleri Instagram ve Twitter hesaplarımız üzerinden takip edebilirsiniz. Diğer içeriklerimize de göz atmayı unutmayın!