Covid 19 vs SARS vs MERS

Covid 19 vs SARS vs MERS başlıklı yazımıza hoş geldiniz. Kısaltması bile SARS-CoV-2 olan Covid-19 virüsü, SARS veya MERS kadar ölümcül mü? SARS mı daha bulaşıcı? Covid-19 mu? MERS mi? Tüm bu başlıklara değineceğimiz ve SARS ile Covid-19’u karşılaştıracağımız yazımıza giriş yapmadan önce; her üç virüsün de yüksek ateş belirtisi verdiğini söylemek istiyoruz.

Tıpkı ilk paragrafta belirtmiş olduğumuz gibi, SARS, MERS ve Covid-19 inanılmaz benzerliğe sahip virüsler. “Severe Acute Respiratory Syndrome” isiminin baş harflerinden meydana gelen SARS ismi; “Ani gelişen ciddi solunum yetmezliği hastalığı” olarak lügatımızda tanımlanmıştır. SARS’ın semptomları arasında 38 ºC’nin üzerinde bir ateş gözlenir iken, aynı durum Covid-19 için de geçerli. Peki solunum yetmezliği, ateş, kuru öksürük vb. tüm belirtiler her iki virüs için de geçerliyken, bir virüsün SARS, bir virüsün Covid-19 olarak isimlendirilmesinin nedeni ne? Farkları neler?

Bir aile düşünün. Çok büyük bir aile. Birçok bireyden oluşan bir aile. SARS ve Covid-19 bir ailenin köklü bireyleri diyebiliriz. HCoV-229E, HCoV-OC43, HCoV-NL63 ve HKU1-CoV. Listelediğimiz virüsler çoğunlukla soğuk algınlığına sebep olan virüslerdir. SARS-CoV, MERS-CoV ve 2019-nCoV (Covid-19) virüsleri ise, bu ailenin içinde bulunan ölümcül virüslerdir. Soğuk algınlığı belirtileri vermesinin sebebi de, aynı ailenin içinde bulunan diğer virüslerin soğuk algınlığına sebep olmasıdır. Bu ailenin ismi Coronaviridae’dir. Alfa, Beta, Gama ve Delta olmak üzere dört türde sınıflandırılmaktadır. Bu virüs ailesi birçok canlıda bulunabiliyor. Ancak insanlarda bulunan koronavirüsler; basit soğuk algınlığı, solunum zorluğu ve en son evre olan Ağır Akıt Solunum Sendromu (Severe Acute Respiratory Syndrome) yani SARS olmak üzere birçok türde hastalık değişkenliği gösterebiliyor. Koronavirüs ailesi; insan, domuz, kedi, yarasa, köpek, kanatlı ve kemirgenlerde bulunabilmektedir. SARS-CoV, MERS-CoV ve Covid-19 virüsü beta ailesinde yer almaktadır.

Covid-19 vs SARS

Yıllar geçtikçe farklı isimlerde, farklı vakalar ile ortaya çıkan Koronavirüs ailesinin insanlarda ölümcül olanları, milenyum çağına giriş yapmamızla birlikte ortaya çıktı. İlk olarak SARS-CoV olarak 2003 yılında ortaya çıkan bu virüs toplamda 790 can aldı. MERS ise ilk defa 2012’de ortaya çıktı ve 2014 tarihine kadar toplamda 209 can aldı. Covid-19 ortaya çıktığından beri toplamda 7.099 can aldı.

Covid-19’a göre MERS ve SARS daha güçlü!

Covid-19 vs SARS, Covid-19 vs MERS: MERS virüsü 700 vakada 200 can almış iken, Covid-19 186.665 vakada, 7.476 can aldı. SARS ise 8455 vakada 790 can aldı. Bu durumda MERS’in ölüm oranı %29.89 iken, Covid-19’un ölüm oranı %3.91 olarak kaydedilmekte. SARS’ın ölüm oranı ise %9.3 olarak belirleniyor. MERS ve Covid-19’un ölüm oranı arasında %24.98’lik bir fark bulunmakta. Covid-19’un bu kadar panik yaratmasındaki sebep, dünyaya çok hızlı yayılmış olması ve diğer virüslere göre daha fazla can almış olması. Güncel olarak 186.665 vakanın; 80.329’unun iyileşmiş olduğunun, 98.669’unun hala kontrol altında (aktif vaka) olduğunun ve 7.467’sinin ölüm ile sonuçlandığını belirtmek istiyoruz. Tabii ki sayılar ütopik düzeyde.

Covid-19’a göre SARS ve MERS neden bu kadar az yayıldı?

En büyük faktör beslenme idi. Tıpkı günümüzde Covid-19’da olduğu gibi, SARS ve MERS virüslerinde de tek en önemli faktör her zaman beslenme olmuştur. Çünkü beslenme; bağışıklık sistemini güçlendirir, vücudunuza gerekli minerallerin ve vitaminlerin alınmasını sağlayarak olası bir virüsle savaş anında, cephaneliklerinizin hazır olmasını sağlar. Öncelikle virüslerin neden Çin ve Asya bölgesinden çıktığına değinelim. Asya bölgesinde inanılmaz büyük bir popülasyon olması sebebiyle beslenme sağlanamıyor. Neredeyse tüm besinler pirinç (çeltik) ve deniz ürünlerinden oluşuyor. Bu durumda maalesef ki Çin bölgesinde yaşayan insanları suçlayamıyoruz. Gerek yöreleri ve coğrafyaları, gerek gelenek/görenekleri, gerek besin yetersizliği sebebiyle bu tür saçma sapan besinlere yönelmeleri oldukça doğal görünüyor. Tabii ki yaptıkları çok büyük bir yanlış ancak beslenecek besin bulamadıkları için, açlıktan ölmemek için ne bulduysa yiyorlar diyebiliriz. Bundan dolayı ölümcül koronavirüs ailesinin genelde yayılmaya başladığı anakara Çin olmaktadır.

Asya bölgesine uçuşların engellenmesi sebebiyle de, yayılma nadirleşti.

2003 yılında SARS ortaya çıktığında (yine Çin’de ortaya çıktı), Çin’in nüfusu 1.2 milyar idi. Ancak yıllar ilerledikçe dünyanın insanlığa sunduğu kaynaklar tükenmekte, besinler yapay hale gelmekte ve genetikler ile oynama durumları başlamaktadır. Beslenme ne kadar doğal olursa, insan o kadar sağlıklı olup, o kadar virüslere karşı koyabilmektedir. 2003 yılında yayılan bir virüsün, insanların diyetleri sebebiyle çok daha az insana bulaşması mümkündür. 2012’de yayılmaya başlayan MERS’in ise SARS’tan daha fazla can almasının sebebi, yıllar ilerledikçe beslenmenin daha yapay hale dönmesidir. Ve tarihler 2019’u gösterdiğinde, Covid-19 ortaya çıktığında, sadece Çin’in değil, tüm insanlığın diyeti berbat halde iken, virüsün bu kadar yayılıp, birçok ölüme sebebiyet vermesi oldukça doğal karşılanmalı.

Virüs ilk Çin’de ortaya çıktığında, herkes Çin’in beslenme kültürüne küfür edip, hakaretler yağdırmak ile meşguldü. Ancak fark edilmeyen bir durum söz konusu idi. Yayılmakta olan virüs, Çin’in dışına sıçradığı anda tüm insanlık tehlikeye girecekti. Çünkü virüs çok kolay bulaşabilmekte ve tüm insanlığın diyetleri bağışıklık sistemini güçlendiremeyecek kadar berbat idi.

Bir kalenin surları olmaz ise, düşman içeri rahatlıkla girebilir. İnsan vücudunun surları; bağışıklık sistemidir. Her vitamin, her mineral, her besin, her protein, her yağ, her karbonhidrat bağışıklık sistemimizde rol oynar.

Neden MERS, SARS ve Covid-19 virüslerinde hep 60+ yaş tehlikede?

Eh, üstteki başlıkta 4 paragraf boyunca beslenme ve bağışıklık sistemi faktörünün önemini anlattık. Yaş ilerledikçe insanın savunma sistemleri zayıflıyor. Besinleri parçalayacak enzimler görevlerini yerine getiremiyor ve tüm besin değerleri vücuda kazandırılamıyor. Ayrıca sadece beslenme yönünden değil, yaş ilerledikçe tüm sistemlerin zayıfladığını, vücudun kendini ölüme hazırladığını ve virüsle baş edemeyeceğini düşünmemiz oldukça basit olsa gerek.

SARS ve MERS nasıl tedavi edildi? Covid-19 virüsünde aynı sistem mi uygulanıyor?

SARS, MERS ve Covid-19 virüslerinin en can alıcı noktası solunum yetmezliği olmuştur. SARS ve MERS’in tedavi yöntemleri invaziv mekanik ventilasyon ve oksijen desteği olmuştur. Aynı çözüm yöntemleri şu an Covid-19 virüsünün tedavisinde de uygulanmaktadır.

Covid-19 vs MERS

Sonuç

Sonuç oldukça göreceli. SARS ve MERS’in Covid-19’a göre daha güçlü olduğunu söyleyebiliriz ancak SARS ve MERS yayılmaya devam etmedi. Covid-19 hız kesmeden yayılmaya devam ediyor. SARS ve MERS’e göre daha az ölüm oranına sahip olsa bile, yüksek vaka sayısı dolayısıyla ölüm sayısı ütopik düzeyde. Tedavi için çalışmalar devam etse bile Covid-19, oldukça fazla can aldı. Dünya’nın karşılaştığı en çok can alan virüsler kategorisine girmeye hak kazandı diyebiliriz.

Covid-19 ile ilgili güncel tüm verilere ulaşmak için tıklayınız.

En güncel haberlere, hızlı bir şekilde ulaşmak için bizleri Instagram ve Twitter hesaplarımız üzerinden takip etmeyi unutmayın.

Kaynakça


Aydın Çetin
vive per il suo bambino. contact: [email protected]