CHAZ: Amerika’da Protestocular Özerk Bölge İlan Etti!

Siyahi Amerikalı George Floyd’un polis tarafından öldürülmesiyle en başından beri yoğun protestoların yaşandığı Seattle’da protestocular CHAZ adı altında “özerkliklerini” ilan ettiler.

Polis bölgeden geri çekildi

Seattle Polis Şefi Carmen Best polisin, anarşist grupların savunduğu bölgeden çekilmesiyle ilgili şu yorumda bulundu: “Bu karşılıklı güven inşası ve şiddetin dozunun azaltılması yolunda atılmış bir adımdı”.

ABD’nin Washington’a bağlı Seattle kentinde, Cal Anderson Parkı’nın içinde Capitol Hill mahallesinde haftalardır polisle çatışan göstericiler, polisin bölgeden çekilmesiyle alanı kapatarak otonom bölge ilan ettiler. Girişinde “Capitol Hill Autonomous Zone” tabelası asılı bölgeye eylemciler kısaca “CHAZ” diyor.

Bölge, çadırlar, bedava gıda marketleri ve açık sanat atölyelerinin olduğu, akşamları belgesel film gösterimlerinin yapıldığı bir alana dönmüş durumda. Bölgenin güvenliği ise “Redneck Revolt” isimli bir silahlı örgütten ibaret. Bölgede yaşayanlar, polis olmadan daha güvende oldukları ve kendi güvenliklerini kendilerince sağlayabileceği düşünüyorlar. CHAZ bölgesini resmi olarak “ilk tanıyan” Industrial Workers of the World (Dünya Sanayi İşçileri Sendikası) oldu.

Trump eylemcileri terörist olarak nitelendiriyor.

Washington Valisi Demokrat Jay Inslee ve Seattle Belediye Başkanı Demokrat Jenny Durkan’a sert tepkisini Twitter üzerinden yaptığı paylaşımda gösteren Trump, “Şehrinizi geri alın. Almazsanız, ben alırım. Bu bir oyun değil. Bu anarşistler acilen durdurulmalı. Hızlıca hareket edin.” sözlerini sarf etti.

Türkçesi: Radikal solcu Demokratlar tarafından yönetilen Seattle, iç teröristlerin egemenliğine geçti. Kanun ve nizam!

Trump’a yanıt olarak…

Belediye Başkanı Jenny Durkan da, Trump’a sığınağına geri dön” çağrısında bulunmuştu. Washington kentinde Beyaz Saray’ın önünde düzenlenen protestolar esnasında Trump’ın sığınağa gittiği iddia edilmiş fakat Trump, bu iddiaları reddetmişti.

Trump’un sert söylemlerine karşılık olarak Washington eyaleti Valisi Jay Inslee, “Hükümeti yönetmeye kapasitesi olmayan bir adam Washington eyaletinin işine karışmamalı.” dedi. Bunun üzerine Trump, “Yöneticiler yeterince sert hareket etmiyor. Seattle Belediye Başkanı Jenny Durkan ve Washington Valisi Jay Inslee, işleri yoluna koymazsa, biz koyarız.” demişti.

Karşılıklı atışmaya dönen tartışmada, “Seattle’ın işgal edilmesi gibi bir tehdit söz konusu değil.” diye belirten Belediye Başkanı Durkan, Başkan Trump’ın eylemcileri uzaklaştırmak için kente asker konuşlandırma önerisinin anayasaya aykırı ve yasa dışı olacağını hatırlattı.

Nasıl oluyor da bir vali, başkana karşı bu şekilde konuşabiliyor ?

Buraya kadar farklı iki parti çatısı altında olan bir tarafta demokratlardan Washington Valisi Jay Inslee ile Belediye Başkanı Jenny Durkan, diğer tarafta cumhuriyetçi başkan Donald Trump’ın birbirlerine karşı provakatif açıklamalarını gördünüz. Kendi yönetim biçimimizce bakıldığında bizden herhangi bir belediye başkanının veya valinin cumhurbaşkanına yönelik bu şekilde ithamlarda bulunduğunu düşünülemez bile. Ancak işler Amerikan demokrasisine girince biraz değişiyor. Öncelikle Amerika’nın birincil idari birimi, federal birlikten sonra, eyalettir. Güçler ayrılığının “yürütme” kısımında en yetkili kişi ABD Başkanıdır ancak, ABD Başkanı’da anayasaya uymak zorundadır.

ABD hukukuna göre, eyaletler egemen varlıklardır, her bir eyaletin gücü federal yönetimden değil, o eyaletin vatandaşlarından kaynaklanır.

Egemen olan eyaletler, egemenliklerinin bir kısmından feragat edip haklarını merkezî yönetime devredince ABD’nin şuanki federal yapısı oluşmuştur. Devredilen bu egemenlik mutlak değildir. Federal yönetim -ABD Başkanı diyebiliriz- sınırlı bir egemenliğe sahiptir ve eyaletlerin, federal yönetime devretmedikleri güçleri korumuştur.

Yani şöyle de bir örnek verebiliriz ki, bir eyalette yaşanan bir hadise düşünün. Bu Arizona eyaletinde cezasız kalabilirken, Kaliforniya’da para cezasına çarptırılabilir, belki de aynı hadise Washington eylatinde size hapis cezası olarak da dönebilirdi.

Amerika Birleşik Devletleri 50 eyaletten oluşmakta ve her bir eyaletin kendi yerel yönetimi mevcut. Yerel yönetimin üzerinde ise federal hükumet yani seçimle gelmiş başbakan ve yardımcısı var (Beyaz Saray Yönetimi). Valiler ise bu eyaletlerin en yetkili kişisi. Benzetme yapmak gerekirse Ortaçağ Avrupası dönemindeki Feodalite yönetim sistemi gibi düşünebiliriz. Derebeyleri gibi düşüneceğiniz valiler kendi yönetimlerini eyaletlerinin sınırı boyunca gerçekleştiriyor ve vergiyi kendisi topluyor. Derebeylerinin üstünde ise bir kral var ve bu kral eyaletlerden vergi topluyor. Tek farkı derebeyleri kral için asker yetiştirmiyor, tam tersine ABD eyaletler ve dış ilişkiler için askeri kendi yönetiminde bulunduruyor. Eyaletlerin güvenliğini sağlıyor ve bunun karşılığında her bir eyaletten vergi alıyor.

Dış meselelerde ABD Başkanı hızlı karar verebilme yetkisi var -mesela George Bush, Senato’nun kararını bile almadan Irak’a asker çıkarabilmişti- ancak iç meselelerde istediğini yapmakta özgür değil, Vali kendi eyaletinde söz sahibi.

Peki, Özerk Bölge Mümkün Mü ?

Öncelikle tek taraflı bakıldığında cevabı zor bir soru. Ancak şu anki durum için söyleyebileceğimiz Washington Yönetimi bu konuda ılımlı. Donald Trump kadar olaya sert tepki vermediler. Çünkü eylemciler barışçıl bir havada seyrediyorlar. Ama daha farklı bir açıdan bakacak olursak bu hareketin devamında merkezi otoriteyi sarsacak nitelikte. Amerika’da silahlanma yasal iken silahını alan herkes caddeleri kapatsa ve özerkliğini ilan etse durum ne olur siz düşünün. Bu dünyanın neresinde olursa olsun kabul edilebilir bir durum değil. Zannımızca Washington Valisi ve Belediye Başkanı’da şu anda George Floyd olayının soğumasını ve insanların sakinleşmesini bekliyorlar.

İlerleyen günlerde gelişmelerin nasıl olacağının takibinde olacağız. Bizleri Instagram ve Twitter hesaplarımız üzerinden takip edebilirsiniz. Diğer içeriklerimize de göz atmayı unutmayın!