arama

Cem Uzan: Kurtarıcı mı, Palyaço mu?

UZAN DAVASI
  • paylaş
  • paylaş
  • vatandas
  • 1 vote, average: 1,00 out of 1
    Loading...

Devletlerin ve ağırlıkla hükümetlerin, muktedir olabilmek ve ellerindeki gücü daha etkin kullanabilmek için kendi oligark çevrelerini oluşturması modern siyaset teorilerinde önemli bir yer tutmaktadır. Bu oligarşik sistem derebeylik sisteminin devamı olarak görülse de, gelişim ve büyüme süreci açısından farklılık göstermektedirler.

Özellikle son dönemde uluslararası mahkemelerde Türkiye’ye karşı açtığı davaları kazanıp, şimdiye kadar yaklaşık 2 milyar avro tazminat kazanan Cem Uzan ve Uzan grubunu biraz önce yaptığımız tanımlamanın çok dışındadır.
Babası Kemal Uzan, TMSF mallarına el koyana kadar Rumeli holding ile zenginler kulübünün en prestijli üyelerinden birisiydi. İş dünyasına Adnan Menderes döneminde ki birkaç ihaleyle girdi.

Kemal Uzan, 70’li yılların başına gelindiğinde dönemin etkin ve gelecek vadeden siyasetçilerinden Süleyman Demirel ile kurdu. Bu yakın ilişkilerin de yardımıyla devlet nezdinde daha prestijli konuma gelmişti. Takip eden süreçte büyük çaplı kamu projeleri, barajlar, bankalar ve ilerleyen zamanlarda medya sektörüne giriş ile daha popüler hale geldi.

Cem Uzan’ın şirketlerde etkin olarak görev almasıyla birlikte, modern oligarşik sistemin parçası olan Uzanlar, kabuk değiştirmeye, yatırımlarını medya alanında yoğunlaştırmaya başladı. Akabinde, daha özel televizyonlar hakkında kanuni bir düzenleme bile yok iken, Turgut Özal’ın oğlu Ahmet Özal ile birlikte Türkiye’nin ilk özel televizyonunu kurdu. Kanalın adı “Star 1’’ (magic box) idi.

Akabinde GSM operatörü Telsim, Star gazetesi ve Türkiye’nin ilk özel müzik kanalı Kral TV kuruldu.

Şimdi bütün Türkiye hızla yükselen ve sosyetenin parlayan yıldızı Cem Uzan’ı yakından tanıyordu, hemen hemen her gün sahibi olduğu medya organlarına demeçler vererek aktif siyaset de dâhil olmak üzere her şeye yön verme çabasını izliyordu.

Peki Cem Uzan ne istiyordu?

Cem Uzan

Cem Uzan, klasik oligarklar gibi sadece kendi servetini büyütmek ve perde arkasından elindeki güçle ülkeyi yönetmek yerine bizzat perdenin en önünde olup her şeyi kendisi tasarlamak istiyordu. Bunun için elindeki enstrümanları kullanmaktan çekinmediği gibi yeni adımlar atmaktan da çekinmiyordu.

Bunun en büyük örneği 2002 yılında bizzat kendisi tarafından kurulan bugün ki adıyla Genç Parti idi.

Uzan, bu hamleyle artık fiili olarak Türkiye’yi yönetmeye talip olduğunu ilan ediyordu. Sansasyonel söylemleri ve vaatleri halk nezdinde garip şekilde karşılık bulan Cem Uzan, %7 gibi bir oy aldı. Meclise giremese de, 2 milyondan fazla oy aldığı bu seçim onun iktidar hevesini kamçılamıştı.

Aynı dönemde kurula Ak Parti %34 ile iktidar olurken, o elindeki enstrümanları hükümete karşı kullanmaya başlamıştı.
2003 yılına gelindiğinde, sahip oldukları İmar bankasında dünya yolsuzluk literatürüne geçecek cinsten bir yolsuzluk yapıldı. Ortaya çıkınca Uzan ailesinden bir daha haber alınamadı.

Mağdurların yaptıkları başvurular ve ÇEİAŞ’daki yolsuzluklar da ortaya çıkınca devlet Uzanlar’ın bütün varlıklarına el koydu. Bunun içinde gazeteler, bankalar, televizyonlar, inşaat şirketleri ve GSM operatörleri vardı.

Uzanlar’ın Türkiye aleyhine AİHM’de açtığı 170 milyar dolarlık dava reddedildi.
Buna karşılık yapılanların haksız olduklarını iddia ettikleri davaları yurt dışında açan Uzan ailesi, davalardan faiziyle 230 milyar dolar talep etti. Türkiye, yaklaşık 30 milyon dolar yargılama gideri ödemeye mahkûm edildi.
Aradan geçen yıllar a Uzanlar, siyasi sığınma aldıkları Fransa‘da hayatlarını devam ettiriyorlar.

Cem Uzan son olarak kamuoyunda 2 milyar Euro’luk bir tazminat davası kazandığı ve Türkiye‘ye cumhurbaşkanı olarak döneceği söylemleri ile yer buldu. En dikkat çekici beyanı ise , “2002 yılında seçime başka partide girseydim AK Parti ana muhalefet olurdu.” oldu.

Önümüzdeki dönemde kurulması planlanan 2 partiye bundan daha iyi göz kırpma olamazdı. Hem eski dönemin temsilcisi olması, hem de mağdur rolüne bürünmesiyle halk üzerinde etki yapacağı düşünülen Cem Uzan’a kim ve ya hangi parti talip olur bilinmez. Ama İmar bank mağdurları başta olmak üzere milletten ve devletten hortumladıklarıyla kendine saltanat kuranları millet hafızası unutsa da devlet refleksi buna izin vermeyecektir.

Oyun kurucu olmak isterken kurduğu oyunun içinde kaybolan Cem Uzan, ilerleyen günlerde tükenmişliğinden kurtulup, mağdur ve ezilmiş kisvesiyle Türkiye’ye ‘kurtarıcı’ olarak lanse edilecek mi?

Bekleyip göreceğiz.

etiketlerETİKETLER
  • birziyaretci
    4 hafta önce

    ben daha önce bu kadar yangaz bir yazı görmedim tamam kötüsüyle falandır ele aldın ama bazı yerlerdeki cümlelerinle taraflı yazı olduğu belli

    0
    yorum beğen