Bir Muamma – Sezen Aksu ve Yıldız Tilbe

Bir tarafta Türk müziğinin minik serçesi, en duygusal şarkıların sahibi ve yetenekli söz yazarı Sezen Aksu; diğer tarafta ise şarkıların yaramaz kadını, en derin sözlerin sahibi, herkesin şarkılarına hayatında yer verdiği Yıldız Tilbe. Bu ikili çok yakın dost olarak çıktıkları serüvende şarkılarıyla, sözleriyle çok büyük bir kitleyi etkilediler ama sonrasında yollarını ayırdılar. Aşk iki kişiyi birleştirdiği gibi bazen çok yakın iki dostu da gayet ayırabilirdi, bir aşk hikayesini ise zaten bu ikiliden daha iyi kimse yaşayamaz, kimse şarkılara dökemezdi. Onlar küstü, barıştı, kavga etti… Bizeyse bu olayların meyvesi olan harika şarkılar kaldı, onlara yeni şarkılar yazdıracak her hikaye zaten bize hediye gibiydi.

Sezen Aksu ve Yıldız Tilbe’nin yolları nasıl kesişti?

Sezen Aksu döneminin en gözde sanatçılarından biriydi, eğlenmeyi de en çok o hak ediyordu. 1991 yılında İzmir’de bir eğlence mekanında iken sahnedeki bir kızın sesi Sezen’i çok etkileyecekti, o kişi Yıldız Tilbe’ydi. Tanıdığımız şarkıcıların büyük bir kısmı vokalistlikten gelme iken, en iyileri ise her zaman Sezen Aksu’nun atölyesinden çıkmaydı. Sezen Aksu, Yıldız Tilbe’ye bir şans vermek için İstanbul’a getirecek ve onunla beraber yaşamasına izin verecekti. Aynı evde yaşamaya başlayan ikili gittikçe yakınlaşacak ve çok güzel işler çıkaracaklardı.

Her İhanet Sevgiyle Başlar

Sezen Aksu çok sevdiği ve şarkılar yazdığı erkek arkadaşı Uzay Heparı ile aynı evde yaşıyordu. Yıldız Tilbe ise İstanbul’a yeni gelen, hayatı bir anda değişen, hareketli biriydi. Sezen Aksu bir gün eve geldiğinde onun için büyük fedakarlıklar yaptığı arkadaşı Yıldız Tilbe’yi ve Uzay Heparı’yı hiç görmek istemediği bir şekilde yakaladı. En güvendiği iki kişi Sezen Aksu’yu kendi evinde hayal kırıklığına uğratmışlar, onu aldatmışlardı. Bu olay üzerine Yıldız Tilbe ve Uzay Heparı’yı hayatından çıkaran Sezen Aksu, hayatına eksik bir şekilde devam edecekti.

Sezen Aksu ve Yıldız Tilbe’nin Sözleri

Bu yaşananlardan sonra ikili birbirine fazlasıyla cephe aldı, konuşmadı, kameralara hiç beraber görünmedi. Ama hayatlarını bir kenara bırakmadılar ve yazmaya, söylemeye devam ettiler. Derdini, mutluluğunu, kırgınlığını ve tüm yaşanmışlıklarını şarkılarla en iyi şekilde anlatabilen bu ikiliden de başka bir şey beklenemezdi zaten. İlk kurşun Sezen Aksu’dan gelmişti. Belki biz o şarkıyla hareketlendik, eğlendik ama çok farklı bir anlamı vardı. Sezen Aksu hayatının aşkı Uzay Heparı’ya ve ihanete uğradığı Yıldız Tilbe’ye şöyle seslenmişti;

Bak atının terkesine de atmış, gözleri şaşı gelini
Mor kaftanlara sarmış haspam, odun gibi belini
Ah verin elime de kırayım, cadının derisi kara elini
Seni gidi dillere fitne fücur, kıyametin gelsin
Sen o alacası içinde fesatla hangi günü gün edicen?
Ah o kaditin üstüne, bir de atlas yorgan sericen
Amanın amanın, yansın ocağın, barkın utansın
Ağan, emmin her bir yerine, kırmızı kınalar yaksın Bana ne, bana ne, bana ne
Beni al, beni al, onu alma
Bana ne, bana ne, bana ne
Beni al, beni al, onu alma

Sezen Aksu

Bir diğer güçlü kalem Yıldız Tilbe ise tabi bir karşılık verecekti, biraz sert olacaktı ama söylemek istediklerinin içinde kalmasından daha iyiydi. Yıldız Tilbe şöyle cevap verdi Sezen’e;

İçindeki nefret söner mi artar mı
Bedavaya satsan alan olmaz
Kendin olamadın ya koynuma onu ittin
Yaptıkların hiç bir kitaba sığmaz
O çok toydu ben genç
Başbaşa bıraktın başka bir aşka başlamıştın
Bir senaryo yazdın dört başı ihanet
Ben garip figüran rolünü başaramayan
Ey bana şeratan bilinçli dağ karı
Sen beyazsan ben karayım tamam mı
Sen çağırdın söz verdin tutmadın
Ne sağ ne sol tam ortaya lafım alan çıksın

Yıldız Tilbe

Peki Şimdi, Yıllar Sonra?

yıldız tile ve sezen aksu

Bugünlerde aralarının eskisinden iyi olduğunu bilsek de ikiliyi bir arada gördüğümüz tek fotoğraf bu. Ne konuştular, nasıl düzelttiler bilinmez; ama bildiğimiz tek şey bunlar yaşanmasaydı çok daha güzel, çok daha anlamlı, bizi her dinlediğimizde uzaklara daldıracak şarkılar daha fazla olabilirdi. En azından bir düet dinleyebilirdik belki bu iki büyük sesten. Unutmadan, Yıldız Tilbe en çok tanındığı “Delikanlım” albümünü 1994’te Uzay’ın ölümü ile aynı yılda çıkarmıştı. Yıldız Tilbe’den de bu olaya farklı bir bakış açısı geldi bir süre sonra, “İki Kadın Bir Adam” dedi Yıldız Tilbe. Bana sorarsanız bu iki şarkıyı, “Delikanlım”, “İki Kadın Bir Adam” ve “Yalnız Çiçek” şarkılarını birde bu bakış açısıyla dinlemelisiniz.