Arap Puta Taparken Türk Göğe Bakıyordu

Arap Puta Taparken Türk Göğe Mi Bakıyordu?

Bugün, hepimizin sosyal medyada eminim ki denk geldiği veya çevremizdeki “milliyetçi” insanların dilinden eksik olmayan bir cümlenin doğruluğunu araştıracağız: Arap puta taparken, Türk göğe bakıyordu. Peki bu sözün içeriğindeki gerçeklik nedir? Türk gerçekten diğer kavimler puta taparken göğe bakıp bir Tanrı mı arıyorlardı? Puta tapmıyorlar mıydı?

Arap puta taparken Türk göğe bakıyordu!

Putlar

Peki bu sözün içeriğindeki gerçeklik nedir? Türk gerçekten diğer kavimler puta taparken göğe bakıp bir Tanrı mı arıyorlardı? Puta tapmıyorlar mıydı?

Elbette tapıyorlardı. Türk, kendi imal ettiği cisimlere tapmak bir yanda dursun, doğada bulunan herhangi bir taşa, kayaya tapıp onun üstünden geçenle, tekme atanla kavga ederdi.
Tapılan bir cisme, bir puta Moğollar ongon der, Yakutlar tana der, Soyut-Uranhalar eren der, Altaylılar ise töz-tös derler.

Türkler ve Put örnekleri

Çinliler M.Ö 121’deki savaşta Hun prensini yenerek ele geçirdikleri karargahta bir altın put buldular. Çin vakanüvisine göre Hun prensi bu altın putu karşısına alarak Gök Tanrı’ya kurban sunardı.
Şamanist kültürde yer ve su ruhları arasında muhakkak en önemlisi dağlardır. Bu dağ kültüne Hunlarda da sıklıkla rastlanır. Öyle ki, Şan-Di-Şan sıradağlarındaki Han-Yoon dağı Hunların her yıl Gök Tanrı’ya kurban kestiği, kutsal saydıkları dağdır. Başka bir örnek olarak ise Hunlar, Çin ile yaptıkları anlaşmaları Han Dağı‘nda kurban kesip ant içerek teyit ederlerdi.

Dağların önemli bir motif olduğunu Hunlardan bağımsız başka bir örnekle açıklayabiliriz. Şöyle ki, Uygurların ataları olan Kao Ci Toleslerinin bir destanı vardır, eminim ki hepiniz de bu destanı iyi bilirsiniz, Türeyiş destanı. Efsaneye göre Hakan kızlarını Tanrı ile evlenmeleri için bir dağa bırakır, içlerinden küçük bir kızın bu dağdaki erkek bir kurt ile evlendiği ve bu sayede yeni nesiller türediği rivayet edilir. Ayrıca efsaneden çıkarılabileceği üzere bir erkek kurda da Tanrı sembolü yüklenir.

Bir diğer Çin kaynağına göre Göktürkler de eski Türk Şamanist kültürünü devam ettirmektedirler. Tanrılarının suretlerini keçeden yaparlar ve deri torba içinde muhafaza ederlerdi. Bu suretleri içyağı ile yağlar ve sırıklar üzerine dikerlerdi ve yılın dört mevsiminde bu Tanrılara kurban keserlerdi.

Kaşgarlı Mahmut’a göre tengri kelimesi ise şu anlamı ifade eder:

Kafirler göğe tengri derler. Yine kafirler büyük bir dağa, büyük bir ağaca, gözlerine ulu gelen her şeye tengri derler. Bu yüzden bu şeylere secde ederler.

İbn-i Fadlan’ın seyahatnamelerinden alınan bir diğer bilgiye göre ise İbn-i Fadlan Türk illerini gezerken Türklerin bir tahtayı yonttuğunu ve onu bir yere astığını yazar. Yolculuğa çıkılacağında veya bir düşmanla karşılaşılacağı vakitte ise tahtayı öpüp önünde secde edildikten sonra: “Ey Rab, bana şöyle yap.” dediklerini aktarır. Bunları kaleme alırken yanında bulunan tercümana: “Onlara sor, bunda delilleri nedir? Neden yaptıkları tahtayı Rab ittihaz ediyorlar?” diye sorar. Aldığı cevap ise şöyledir: “Ben bu şekilde Dünya’ya geldim. Başka yaratıcı tanımıyorum.” olur.

Farkında olmadan putperestlik

Bir yandan Türkler ölmüş sevdikleri, akrabaları için putlar oluştururlardı. Özellikle Uygurlar’da bu kültürün görülmesi gariptir. Çünkü Uygurlar tek bir Tanrı’ya inanırlar ve onun tasvirini uygun bulmazlar. Ancak birçok puta sahiptirler. Bunu da putları Tanrı’nın bir tasviri olarak görmediklerini ancak kişinin ölümü sonrasında bir hatırası olması sebebiyle sakladıklarını ve saydıklarını söylerler. Fakat hikayenin garipliği şuradadır ki bazı zamanlar bu putların önüne yemekler koyulur, yüzü okşanır, öpülür hatta önünde secde edilirdi. Bu yapılan Uygurları farkında olmadan bir puta tapar hale getirdi.

Puta tapmak ve gelişmişlik

Yani sözün özü şuradadır. Biz Türkler gökleri ulu kabul edip taptık, göklere baktık. Bu doğrudur ancak Türk, sadece göğe bakmamıştır. Yere de bakmıştır, suya da bakmıştır, toprağa da bakmıştır, yeri gelmiş dağlara, ağaçlara da bakmıştır hatta Arap gibi puta da tapmıştır. Türk göğe bakarsa ayın ve güneşin konumuna, yıldızlara dikkat eder. Bu astronomi bilgisini geliştirir. Türk yere bakarsa dağlara, ağaçlara, çiçeklere dikkat eder. Bu belki de onun botanik bilgisini geliştirir. Türk eğer ki put yapıp ona taparsa bu onun zanaatkarlığı geliştirdiğini, put yapabilecek düzeyde işçilik yapabildiğini ve soyut olan şeyleri somut hale getirebildiğini gösterir. Aynı zamanda teolojisini geliştirdiğini, bunlar üzerine kafa yorabildiğini kanıtlar. Puta tapmak kimseyi yükseltmediği gibi kimseyi alçaltmaz da. Bu bize insanlığın gelişimini daha net bir biçimde gösterir yoksa Arap da puta tapmadan önce mutlaka başka ruhlara, başka cisimlere tapmıştır.

Bu bilgilerin önemli bölümü Prof. Abdülkadir İNAN’dan alınmıştır.

‘Arap Puta Taparken Türk Göğe Mi Bakıyordu?’ adlı yazımızın sonuna geldik. Bizleri Instagram ve Twitter hesaplarımız üzerinden takip edebilirsiniz. Diğer içeriklerimize de göz atmayı unutmayın!