Alışveriş Merkezleri Virüs Yuvası Mı?

Herkese merhabalar. Malumunuz ki tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de korona virüsü kol gezmekte. Bu virüsün önlenmesi amacıyla ülkemizde ve dünyada birçok kararlar alınmıştı, bu kararlardan birisiyse alışveriş merkezlerinin kapatılmasıydı. Ancak şu anda ülkemizde ”normalleşme” olarak tanımlanan bir takım adımlar atılmakta ve bu adımlardan bir tanesi de alışveriş merkezlerinin açılması kararı oldu. Alışveriş merkezlerinin açılması henüz karar alınmamışken bile çok fazla tartışılmıştı, çünkü bilim insanlarına göre alışveriş merkezleri müşterileri için oldukça büyük riskler taşımakta. Gelin, bu iddiaların dayanaklarına hep birlikte göz atalım.

Alışveriş Merkezleri ve Havalandırmalar

alışveriş merkezleri

Günlerdir, bilgisi olan ya da olmayan, herkesin tartıştığı en önemli konu bu. Öncelikle, olması gereken havalandırma sistemlerini tanımakta ve yakından göz atmakta yarar olacaktır. Makina Mühendisleri Odası (MMO) Antalya Şube Başkanı Doçent Doktor İbrahim Atmaca’ya göre, alışveriş merkezlerine gidebilmemiz için havalandırmalar açısından alınabilecek iki önlem mevcut.

Bunlardan ilki ve en yaygın uygulama havalandırma olup, bu yöntemde ortama temiz hava verilip, içerideki kirli havayı dışarı atarak ortamdaki virüs miktarı azaltılabilir veya seyreltilebilir.

Doç. Dr. İbrahim Atmaca

İlk yol, ortama temiz hava verilip içerideki kirli havayı dışarı atmak suretiyle ortamdaki virüs miktarını azaltmak. Asıl soruysa bu yöntemin ülkemizdeki alışveriş merkezlerinde uygulanıp uygulanamayacağı. Mühendislerin yaptıkları yorumlara göre maalesef ki bu pek mümkün değil; çünkü bunun için avm içerisinde oksijen ve karbondioksit oranlarını ölçen sensörler bulunmalı, düzenli olarak takibini gerçekleştirmeliymiş. Böylelikle alışveriş merkezinin temiz hava ihtiyacı belirlenebilir ve hava debisi düzenlenebilirmiş. Mühendisler, ne yazık ki, ülkemizdeki alışveriş merkezlerinin bu yapıya uygun olmadıklarını söylüyorlar.

havalandırma

İkinci ve daha az kullanılan yöntemse, ortamdaki havayı bir filtreleme/temizleme cihazından geçirerek virüsleri tutma yoludur.

Doç. Dr. İbrahim Atmaca

Mühendislere göre ülkemizdeki hiçbir alışveriş merkezinin pompalama sistemi korona virüsünü yakalabileyecek ve onu parçalara ayırabilecek kadar güçlü değil. Ki zaten, yeni bulunmuş bir düşmana karşı, yıllar önce yapılmış cihazlar ne derecede etkili olabilir ki? Şu anlık, virüsleri havada tutabilecek teknolojiye sahip herhangi bir havalandırma sistemi hiçbir alışveriş merkezinde kurulu değil.

İşin Sosyal Mesafe Yönü

Artık herkes bir şekilde ağız ve burnunu, hatta bazıları yüzünün tamamını, koruma ihtiyacı hissediyor. Her ne kadar kullanımını hala henüz tam olarak anlayamasak da, maskeler hayatımızın bir parçası olmayı başardılar. Doktorlar ve bilim insanları “cerrahi maskelerin” doğru kullanımını defalarca anlatmasına rağmen ne yazık ki hala maskeleri yanlış kullanan insanlar mevcut. Israrla söylenen “Elinizi asla yüzünüze dokundurmayın.” ikazına rağmen sokakta maskesini çıkartıp yemek yemek, sigara içmek ve telefonla konuşmak gibi aktiviteleri yapan insanların da varlığını unutmayalım. Peki, bütün bu argümanların toplamında, alışveriş merkezine giderken taktığımız maskelerin bizleri gerçekten koruduğunu söyleyebilir miyiz? Maske kullanan bir insanın, o maskeyi düzgün kullandığından emin olabilir miyiz? Dışarıya çıkmak bile bu kadar tehlikeliyken, alışveriş merkezleri gibi kapalı alanlarda bulunmak sizce mantıklı bir hareket mi?

maske takan insanlar

Diğer bir yandan da, doktorların şiddetle ısrar ettiği, “sosyal mesafe” kurallarına alışveriş merkezleri gibi kalabalık ortamlarda sizce dikkat edilebilir mi? Sizce bir alışveriş merkezine giderken kaç vasıta değiştiriliyordur? Bu süre zarfında kaç yere dokunuluyor, kaç yerden mikrop alınıyor ve kaç yere taşınıyordur? Lütfen bu soruların muhakemesini aklınızda iyice yapınız. Bilim insanlarına göre korona virüsü tam yedi-sekiz metre uzaktan insanlara bulaşabiliyor. Herhangi bir alışveriş merkezine gitmeden önce, bu argümanları iyi değerlendiriniz.

Deneme Kabinleri, Kıyafetler, Ürünler

kontrol

Lütfen virüsten öncesine dönün ve en kalabalık giyim mağazasını düşünün. Hani şu bayramlarda dolup taşan, malum capsler yapılan, kabinleri önünde sıralar olan mağazaları. O günlerde bile kabinleri ve kıyafetleri ne kadar temiz tutmaya çalışsalar da yeterince temiz olmuyordu, değil mi? Denediğiniz bir kıyafetin sizden önce kaç kişinin elinden geçtiğini, elinize alıp baktığınız bir ürünün sizinle beraber kaç kişiye temas ettiğini bir düşünün. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı ve Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan (Kendisi aynı zamanda Bilim Kurulu üyesidir.) ”Market alışverişi sonrasında aldığınız paketleri balkon gibi bir yerde bir gün bırakın, ertesi gün kaldırın. Üzerinde virüs varsa bu süre içerisinde ölür.” diyor. Peki, deneme kabinlerini ne yapacağız? Onlarca kişinin, hatta virüs taşıyan birinin denemiş olduğu bir kıyafete dokunup rahat rahat evinize dönebilecek misiniz? Bütün bunların hesaplaşmasını kendi içinizde yapın.

Alışveriş Merkezleri ve Çevre Temizliği

Virüsten öncesinde bile alışveriş merkezlerini temiz bulmadığımız olmuştur, özellikle tuvaletleri. Hatta tuvaletten çıkıp elini yıkamayan birine içten içe isyan da ederiz. Bazı alışveriş merkezlerinde kapılar sensörlü oluyor, yani sizi görünce otomatik olarak açılıyor, bazılarındaysa fotoselli sabun kullanılıyor. Bu gibi önlemler gerçekten çok güzel, fakat her alışveriş merkezinde bu sistemlerin olmadığını hatırlayın. Ne yazık ki, ne kadar eğilip bükülseniz de, önünde sonunda bir yere dokunacaksınız. Bu durumun sizi ne kadar büyük bir tehlikeye attığının farkında mısınız?

alışveriş merkezleri insanlar

Tüm bunları derleyecek olursak alışveriş merkezlerinin adeta birer virüs yuvası olduğuna kanaat getiriyoruz. Unutmayın ki hiçbir şey sağlığınızdan önemli değildir. Sakarya’da, virüs taşıdığından habersiz bir şekilde, tam elli altı kişiye virüs bulaştıran hastayı hatırlayın. Kimden virüs kapacağınızı asla bilemezsiniz. Size tavsiyemiz, alışveriş merkezlerine giderek kendinizi virüs için bir açık kapı haline getirmemeniz. Unutmayın ki virüs dolaşamaz, dolaşan bizleriz.