ABD hata mı yaptı?

Dünya kamuoyunu sarsan, herkesin dilinde olan ABD-İran gerginliği. Kasım Süleymani’nin infazı ile alevlenen bu gerginlik haftalardır sürüyor belli ki sürmeye de devam edecek.

Bilindiği üzere Kasım Süleymani bölgenin en önemli komutanlarından biriydi belki de en önemlisiydi. Trump bugünden yaklaşık 9 ay önce İran’ın Devrim Muhafızları’nı terörist olarak sınıflandırdı. Ondan önce ise Obama, Kasım Süleymani’yi terörist olarak nitelendirmişti.

Orta Doğu Bataklığı

Trump başkanlık koltuğuna oturduğu ilk günden beri ”Orta Doğu bataklığından çıkacağız.” sözlerini dile getiriyor. Orta Doğu’dan çıkarken buradaki gücünü kaybetmek istemiyor. Ancak bir süredir ABD Orta Doğu’da istediği gibi güç gösteremiyordu. İran-Rusya-Esad Rejimi ve Türkiye bölgede gerçek söz sahibi konumuna gelmişti. Bu gücü kaybettiğini hisseden ABD, bunun en büyük etkenlerinden biri olan Kasım Süleymani’yi öldürdü. Ortada dolaşan haberlere göre ise ABD o araçta sadece El-Mühendis’in olduğunu biliyordu, Kasım Süleymani’den habersizdi. Gelin bunları inceleyelim.

ABD ve İran mollarının ortak kararı olabilir mi ?

Komplo teorileri de ortaya atıldı tabi ki ve şöyle bir iddia açıklandı. ”Ortak karar olabilir mi?”
Bilinmelidir ki Kasım Süleymani’nin yaşarken İran’a sağladığı fayda şüphesiz ki ölümünden sağladığı faydanın mislidir. İran böyle bir durumda bir nevi ”vezir fedası” yapacak durumda değildir. Ancak ölümü iyi bir stratejiyle beraber ABD’nin Orta Doğu’dan tasfiyesiyle sonuçlanabilir.

Seçim öncesi

Trump, İran ile savaşa girerek bu yeni seçimi kazanamaz ama önemli isimleri öldürerek, bölgedeki önemli vurarak kazanabilir. Seçimi kazanır ama Orta Doğu’yu kaybeder. Çünkü vurarak bir şeyler kazanırken savaşa girmezseniz kaybedersiniz.

Irak ve ABD güçleri

Süleymani ölümüyle birlikte Irak Parlamento’su ABD güçlerinin Irak’tan çıkarılmasına karar verdi. Bir süredir oyalanıyorlar ama bu uzun sürmez.
Peki ABD ne yapabilir?

  • Ülkeden çıkar, bölgenin hakimiyetini İran’ın eline bırakmamak için ”müttefik” arayışına başlar. En önemli seçeneklerden biri Türkiye olur.
  • Ülkeden çıkmaz, İran milisleri, Irak ordusu vs. derken Trump çıkmak istediği bataklıkta boğulur

Peki İran, ABD’ye neden ”gerçek” bir cevap vermiyor?

İran bölgede tansiyonun artmasını isteyecek en son ülke. Tansiyon arttığı taktirde iç savaşa sürüklenme riski olduğunu çok iyi biliyor. ABD ise İran ve Suudi Arabistan arasında gerginliğin farkında ve bunun bitmesine müsaade etmek istemiyor aksine bunu kullanıp Pers-Arap savaşını görmek istiyor.
Bunu Süleymani’nin ölümünden sonra Irak Başbakanı Abdülmehdi’nin açıklamalarına göre söyleyebiliriz,

”Süleymani’yi Bağdat’a ben davet ettim. Kendisi Suudi Arabistan ile gerginliği azaltma çabaları konusunda İran liderinden bir mektup getirmişti. Kendisiyle görüşecektim.”

ABD

İran’ın vurduğu üsler

İran, günlerce ABD üslerini vurdu. Kim ne derse desin ancak böyle bir dönemde buna cesaret edebilecek ülke YOK. ABD’den kayıp olmaması İran’ın işine geliyor hem kriz büyümüyor, hem de iç siyasetini dengede tutmasına yardımcı oluyor.
Yani bu füzelerle kendi kamuoyunu intikamımızı aldık diye bir nevi gazlayabilir.

İran’ın ABD askerlerinin konuşlandırıldığı Irak’taki Ayn el-Esed Üssü’ne düzenlediği saldırıların sonucunda beyin sarsıntısı belirtileri gösteren 11 askerin sağlık merkezine sevk edildiği açıklandı.

Pentagon : İran’ın 8 Ocak’ta Irak’taki Ayn el-Esad üssüne gerçekleştirdiği saldırıda 34 Amerikan askeri yaralandı. 8 tanesi ABD’ye geri döndü, 9 tanesi Almanya’da tedavi altında, 1 tanesi Kuveyt’te, 16 tanesi ise Irak’ta göreve geri döndü.
Trump, 8 Ocak’ta gerçekleşen saldırı için hiçbir askerin zarar görmediğini, burnunun bile kanamadığını söylemişti.

Neden kamuoyundan saklandı?

ABD’nin bu son gelişmelere göre kamuoyundan bu saldırının sonucunda yaralanan askerlerini saklamasının sebebi neydi? Hala bir şeyler saklamaya devam ediyorlar mıdır? Ölü var mıdır? Bunlar belki ilerleyen günlerde açıklanır belki de bu seviyede kalır bu bilinmez ancak ABD’nin askeri kayıpları sakladığı, kendi askerlerini Irak’tan çekip paralı askerler yolladığı dönemler olmuştu. Bu sebeple de girip kontrolü elden kaybettiği yerlerden biri olmuştu Irak.
Anlatmak istediğim ABD’nin yaralanan askerleri kamuoyundan saklamasının tek bir sebebi olabilir.
Cevap vermek zorunda kalmamak.
Eğer ki ABD bu saldırılarda sıcağı sıcağına askerlerinin yaralandığını söyleseydi mecbur cevap vermek zorunda kalacaktı. Bu da tansiyonu bir hayli arttıracaktı. Nitekim bu iki ülkenin de istemediği bir şey.

Güç Nedir?

Güç, çok önemli bir generali öldürmek değildir. Güç o çok önemli generali öldürdükten sonra verilen karşılığa çok sert bir yumruk indirebilmektir. ABD bunu yapmıyor, yapamıyor. Hata yaptığını biliyor. İşleri düzeltmeye çalışıyor.
”Nereden çıkarıyorsun bunları yahu ?” diyenler için,
Temsilciler Meclisi’nin Trump’ın İran’a yönelik askeri eylemlerine sınırlama getiren yasa tasarısını onaylaması

ABD

İran ne yapıyor? ABD ne yapıyor?

İran tüm odağını Irak’a vermiş durumda. Burada kontrolü elden bırakmak istemiyor ABD üslerini hiç boş bırakmıyor adeta. Buna devam etmek zorunda çünkü ABD’nin de eli armut toplamıyor. Deyr Ez Zor’a hava saldırısı artıyor çünkü Elbukemal kontrolünün İran açısından çok önemli olduğunun farkında. ABD’nin geçtiğimiz haftalarda YPG/PYD’ye silah göndermesinin asıl sebeplerinden biri de bu. Deyr Ez Zor’da İran’ın işlerine çomak sokmak yapılan işlerden sadece biri.

ABD görüşmelere razıydı

ABD, bir general vurdu. Karşılık aldı. (Kayıp olsa da olmasa da) Bunun sonucunda ne yaptı? Hiçbir şey, hatta BM’ye İran ile ön koşulsuz olarak masaya oturabileceğini dile getirdi. İran, kabul etmedi ve üsleri vurmaya devam etti, ediyor.

ABD ne istiyor?

ABD yukarıdan bahsettiklerimden anlayabileceğiniz gibi orta doğuda kaos sayesinde kazandığı gücü geri istiyor. Saddam dönemi sonrası ABD’nin durumuna baktığınızda, söz söyleme hakkını sadece bu şekilde kazanabildiğini daha rahat anlarsınız. Bu kaosu yazının başlarında açıkladığım gibi bir Pers-Arap savaşı ile de yapmak isteyebilir ya da Kasım Süleymani ölümü sonrası birleşen Şii halkı ile Irak’taki nüfusun büyük çoğunluğunu oluşturan Sünni halkın arasındaki gerilimi körükleyerek de yapmak isteyebilir.

Peki ABD ne istemiyor?

ABD, tabii ki Çin’i orta doğuda istemiyor. 2019 yılının sonlarına doğru İran-Rusya-Çin ortak bir deniz tatbikatı yaptı ve Çin donanmasının gücü bu tatbikat ile görüldü.
Çin ve Irak 2019’un Eylül ayında 8 adet antlaşma gerçekleştirdi bunlar başta enerji olmak üzere sanayi,petrol gibi meseleler üzerineydi. 6 Ocak 2020’de ise Irak Başbakanı Abdülmehdi’nin şu açıklamaları da Çin’e sıcak baktığının bir göstergesi olacaktır.

Çin, önemli ve güçlü bir ortağımız. Çin ile anlaşmak artık kamuoyu meselesi oldu. Halkımız bunun önemini açık şekilde idrak ediyor. Çin ile yaptığımız anlaşmayı tereddütsüz olarak uygulayacağız. Çin’in de bizi uluslararası mahfillerde desteklemesini bekliyoruz. Çin, tüm Iraklıların dostu olarak kalacak.

ABD

Yeni stratejiler, yeni dengeler

Tüm bunlar geniş perspektiften bakıldığında çok şey anlatan önümüzdeki dönemlerde nelerin olabileceğini açıkça ortaya koyan bilgiler, bizler bunların takipçisi olup kendimizce yorumlamaya devam edeceğiz. Önümüzdeki günlerde her şey biraz daha açıklığa kavuşacak.
O günlerde görüşene dek iyi günler dilerim.


Bülent Can AKSU
Adım Bülent Can AKSU, daha çok Can denmesini tercih ediyorum. Manisa Celal Bayar Üniversitesi'nde Makine Mühendisliği 2.sınıf öğrencisiyim. Kendi çapımda geçmişi, günümüzü ve geleceği okumaya çalışıyorum...