Hüseyin Rahmi Gürpınar

156 Yıl Önce Bugün; Hüseyin Rahmi Gürpınar

Tam 156 yıl önce, 17 Ağustos 1864’te Hüseyin Rahmi Gürpınar dünyaya gelmiştir. İstanbul’da doğan Gürpınar’ın babası, Padişah yaverliği de yapmış olan Mehmed Said Paşadır. Annesi ise Ayşe Sıdıka Hanımdır. Annesine bağlılığı herkes tarafından bilinen Gürpınar, henüz 3 yaşındayken annesini kaybetti. Anne yokluğuyla o yaşta tanışmış olması onu derinden yaralamış ve bir bakımdan yarım bırakmıştır. Yıllar sonra yapacağı röportajlarda dahi annesinden bahsederken, kendini tutamayarak duygulanmıştır.

“Hayat yalan, ölüm gerçek…”

KUYRUKLUYILDIZ ALTINDA BİR İZDİVAÇ – Hüseyin Rahmi Gürpınar
Hüseyin Rahmi Gürpınar

Annesi vefat ettikten sonra babasının yanına, Girit’e, gönderildi. İlkokula burada başladı fakat hiçbir kaynakta ilk gittiği ilkokulun adı hakkında bilgi verilmemiştir. Kısa bir süre babası ile birlikte yaşadıktan sonra, babasının bir evlilik yapması nedeniyle tekrar anneannesinin yanına gönderildi. 3 yaşında annesini kaybeden Gürpınar, 6 yaşında da babasından ayrılmak zorunda kalmıştır. Annesi ve teyzesinin yanında büyüdü ve eğitim öğretimini burada gerçekleştirdi.

Mahallede bulunan Yakupağa Mektebi, Mahmudiye Rüştiyesi ve İdadisi’nde öğrenim gördü. 1878’de Mekteb-i Mülkiyede öğretimine devam etti fakat henüz ikinci sınıftayken bir hastalık geçirdi. Bu hastalık neticesinde okulu bırakmak zorunda kaldı. Daha sonra hayatına çeşitli mesleklerde çalışarak devam etmiştir.

“İnsanlık hangi günahların yoluna bu kadar acı bir kefaret veriyor?”

UTANMAZ ADAM – Hüseyin Rahmi Gürpınar

Edebiyata İlk Adım

Bilinen ilk edebi anlamda atmış olduğu adım, Tercüman-ı Hakikat gazetesinde yazmaya başlamasıdır. Bu gazetede yazmaya başladığı aynı yıl, 1887’de ilk romanı olan “Şık”, gazetede tefrika şeklinde yayınlanmıştır. Bu dönemden sonra birçok edebi anlamda adımlar atmış ve başarılı olmuştur. ”Şıpsevdi” romanını yazdı. Fakat o dönemde sansür bu romanı yasakladı. Bu olay Gürpınar’ı derinden sarstı ve 1908’e kadar inzivaya çekilmesini sağladı.

1912 yılında Heybeliada’ya taşınmaya karar verip, geri kalan hayatını burada geçirmek istemiştir. Milletvekili görevini üstlendi, Vakit ve Sabah Gazetelerinde yazarlık yapmış ve yeni dergiler çıkarmıştır. Cumhuriyet’in ilanından sonra, “Ben Deli Miyim?” adlı bir kitap yazmış fakat bu kitabı yüzünden mahkemeye verilmiştir. Çok kısa süre sonra mahkemede haksız yere suçlandığı kararı alınmış ve beraat etmiştir.

Hüseyin Rahmi Gürpınar

08 Mart 1944; Hüseyin Rahmi Gürpınar’a Veda

Aile bakımından şanssız doğan Gürpınar, şansız ölmüş ve hiç evlenememiştir. “Gönül kimi severse güzel odur.” demiş fakat gönlüne kimseyi sevdirememiştir. Sokağı edebiyata taşıyan yazar; Hüseyin Rahmi Gürpınar, 8 Mart 1944’de hayata veda etmiştir. Ölüm sebebi zatürre olarak bilinir ve Heybeliada’daki Abbas Paşa Mezarlığı’na gömülmüştür.

Esir analardan hür çocuk doğamaz.

ACI GÜLÜŞ – Hüseyin Rahmi Gürpınar

Edebi Hayatı

Hüseyin Rahmi Gürpınar, sokağı edebiyata taşıyan yazar olarak bilinmektedir. Çünkü; daima İstanbul Mahallelerindeki yaşanmışlıkları, sokak yaşam tarzlarını ve halkı ön planda tutarak eser kaleme almıştır. Sokağı temsil etmesi göz önünde bulundurulduğunda, tahmin etmesi mümkündür ki akıcı ve sade bir dil kullanmaya her zaman dikkat etmiştir.

Natüralizm akımının önemli öncülerinden biridir. Hatta edebiyatımızda temsilci olarak anmak doğru olur. Eserlerinde genel bir yergi söz konusudur. İnce mizah ile etkileyici yazılara yazarak iğneleme yapmak, Gürpınar’ın önemli özelliklerindendir.

Sokağı edebiyata taşıdığı her eserinde, halktan sözlere, deyimlere sıkça yer verir.

Bir insanın dünyadaki en büyük dostu, dert ortağı olandır derler. İnsan, içindeki elemleri yansıtacak diğer bir kalp bulursa üzüntülerinin fazlasını oraya taşırarak biraz sakinleşir.

HAZAN BÜLBÜLÜ – Hüseyin Rahmi Gürpınar
Hüseyin Rahmi Gürpınar

Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Eserleri

Romanları

  • Şık (1889)
  • İffet (1896)
  • Mutallâka (1898)
  • Mürebbiye (1899)
  • Bir Muadele-i Sevda (1899)
  • Metres (1900)
  • Tesadüf (1900)
  • Şıpsevdi (1911)
  • Nimetşinas (1911)
  • Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç (1912)
  • Gulyabani (1913)
  • Cadı (1912)
  • Sevda Peşinde (1912)
  • Hayattan Sayfalar (1919)
  • Hakka Sığındık (1919)
  • Toraman (1919)
  • Son Arzu (1922)
  • Tebessüm-i Elem (1923)
  • Cehennemlik (1924)
  • Efsuncu Baba (1924)
  • Meyhanede Hanımlar (1924)
  • Ben Deli miyim (1925)
  • Tutuşmuş Gönüller (1926)
  • Billur Kalp (1926)
  • Evlere Şenlik, Kaynanam Nasıl Kudurdu (1927)
  • Mezarından Kalkan Şehit (1928)
  • Kokotlar Mektebi (1928)
  • Şeytan İşi (1933)
  • Utanmaz Adam (1934)
  • Eşkıya İninde (1935)
  • Kesik Baş (1942)
  • Gönül Bir Yeldeğirmenidir Sevda Öğütür (1943)
  • Ölüm Bir Kurtuluş mudur (1954)
  • Dirilen İskelet (1946)
  • Dünyanın Mihveri Para mı Kadın mı (1949)
  • Deli Filozof (1964)
  • Kaderin Cilvesi (1964)
  • İnsanlar Maymun muydu (1968)
  • Can Pazarı (1968)
  • Ölüler Yaşıyor mu (1973)
  • Namuslu Kokotlar (1973)

Öyküleri

  • Kadınlar Vaizi (1920)
  • Namusla Açlık Meselesi (1933)
  • Katil Bûse (1933)
  • İki Hödüğün Seyahati (1934)
  • Tünelden İlk Çıkış (1934)
  • Gönül Ticareti (1939)
  • Melek Sanmıştım Şeytanı (1943)
  • Eti Senin Kemiği Benim (1963)

Oyunları

  • Hazan Bülbülü (1916)
  • Kadın Erkekleşince (1933)
  • Tokuşan Kafalar (1973)
  • İki Damla Yaş (1973)
  • Gülbahar Hanım

Tartışmaları

  • Cadı Çarpıyor (1913)
  • Şekavet-i Edebiye Tartışmaları (1913)
  • Sanat ve Edebiyat (Ölümünden sonra H. A. Önelçin derledi, 1972)

En samimi sevdalar ümitsiz olanlarıdır.

ŞIPSEVDİ – Hüseyin Rahmi Gürpınar

Bizleri Instagram ve Twitter hesaplarımız üzerinden takip edebilirsiniz. Diğer içeriklerimize de göz atmayı unutmayın!

kaynakça:

www.turkedebiyatı.org